Doğada fizyolojik olarak bulunan duygularımızın altta yatan sebepleri kontrolümüzün dışında olduğu için duygularımızın üzerinde kontrolsüz olmamız gerektiği gün gibi ortada değil mi?
Siyasilerin hayırseverlik konusunda caka satarken aslında pislik içinde evlere gitme ve kir pas içindeki yoksul insanlarla temas kurma düşüncesiyle midelerinin bulandığını fark edecektir. Duyarlılıkla provoke olan vicdanları bazı rahatsızlıklar yüzünden tamamen felç olacak ve aşağılık düşünceler karşısında dehşete kapılacaktır.
Dahası günümüzde çocuklara verilen oldukça gerçek dışı eğitim türü, hakikatin belirsiz algılanması üzerine kuruludur...
Eğitimin tüm derdinin duyarlılık sahibi olmayan, düşünceleri tamamen dağınık çocukları eğitmeye çalışmak olduğu kabul edilmelidir. Bu çocuklar her şeyi duyar ancak hiçbir şey hissetmezler.
“İnsanlar ne der” endişesi en hoş ve en zeki insanları bile hiçbir orijinallikleri olmayan, ipleri başkalarının elinde olan güzel, mekanik kuklalara çevirir.