Kitap boyunca sürekli diken üstündeydim. Gerçekten bir insan ne kadar sinir edilebilirse o kadar edilmişti. Önce tabi coşkun duygularımla başladıktan sonra eklemeliyim ki kurgusu çok iyi olan bir kitaptı. Heathcliff'e gününü göstermek için nelerimi vermezdim...
Kitabı ve konusunu çok beğendim. Böyle bir kitap okuyacağım aklıma gelmezdi heralde. Ve kitap boyunca sürekli tetikteydim çünkü kahramanın çektiği acılar bende sürekli 'hadi be şu olsun, hadi bu olsun artık' deme isteği yarattı. Kitap boyunca kahramanın içinde hep bir umut olması güzel işlenmişti ama yine de bu kadar acı bir insana fazla değil mi?!
Kitabı nihayetinde beğendim. Ancak okurken çok kez dikkatim dağıldı, biraz okuması zordu. Konu seçimini çok başarılı ve sıradışı buldum. Zaman zaman benim de hissettiğim veya hissetmek istediğim bir yaşayış anlatılmıştı. Ayrıca kitapta anlatım yapılırken aklıma gelen soru ve eleştirilerin ilerleyen sayfalarda yazar tarafından da sorgulanması çok hoşuma gitti.
Bu benim okuduğum ilk Çin'de geçen kitaptı. Gerçekten o köy ve şehir ortamlarını, savaş dönemlerini, insanın haz ve pişmanlıklarını çok iyi anlatan bir kitap olmuş. Yazarın samimi üslubu da kitabı okunur kılan en önemli şeylerden biriydi. İnsanların hayalleri ve hayal kırıklıklarıyla harmanlanmış enfes bir hikayeydi.
Kitaptaki olay kurgusu tahmin edilebilir değildi. Bundan dolayı başarılı buldum. Kitapta sürükleyici bir şekilde anlatım yapılmıştı bundan dolayı ne zaman başladı ne zaman bitti anlamadım.