Ece Tecimer

O gün çok kuvvetli hissettim ki erkekler, kayıtsız oldukları zaman, umumiyetle tabii bir surette hiçbir kuvvet sarf etmeden kayıtsızdırlar. Halbuki kadınlar, benim gibi yirmi beşine gelmiş, daha çok kafası ile yaşamış müstakil ruhlu bir kız bile, gerçekten kayıtsız olmak için hayli deruni bir emek sarf etmek mecburiyetindedir.
İnsan ve Duygular
BANANE ABİ YA isimli okura yanıt verildi
Ece Tecimer
Kesinlikle
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Z Raporu - Ali LİDAR (Sizleri ön yargıları yıkmaya davet ediyorum!)
8/10
·168 syf.··
2022 13. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2022 21:11
Hangi tür ile başlayan sorulardan nefret ediyorum! Kitap, film, müzik hiç önemli değil! İnsan sevdiği şeyin neden yalnızca bir türüne bağlı kalır ki? Neden polisiye ile sınırlı kalsın okuma yolculuğum? Ya da neden Klasikleri okurken güncel yazarları okuyamayayım? Neden amacım yalnızca edebi lezzet ya da felsefe, psikoloji bilgisi olsun? Erich Fromm okurken de büyük haz alıyor, Schopenhauer'i ilgiyle okuyor, Dostoyevski ile üzülüyor, polisiye ile heyecanın doruklarına çıkıyor, yeraltı edebiyatı ile samimiyeti kokluyor, şiir ile mest oluyorum. Eleştirdiğim yazarları da okumayı ihmal etmiyorum. Çok denk geliyorum: "Ben şu yazarı sevmiyorum." Hiç okudun mu, diyorum. Hayır, sevmiyorum. Peki nasıl karar verdin sevmediğine? Geçenlerde bir okur yazmış: "Gonçarov okuyup Çukur izleyen de ne bileyim." Eğer okuyorsa görüşüne son ana kadar saygı duyduğumu belirterek devam edeyim. Hayat farklılıklarla, farklılıkların tadını alarak güzel. Gonçarov okurken de böyle, Müslüm Gürses ile ağlayıp Jim Carrey ile gülerken de. Kısacası türünü iyi temsil eden bütün eserleri seviyorum. Konu edebiyat olsa da, sinema, müzik olsa da. Neden böyle bir giriş yaptım ve ne ilgisi var bu eserle? Eminim garip gelecek birçok kişiye Shakespeare'den sonra Ali Lidar. Bunu yadirgayanlar olacak belki de. Hep aynı türde devam etmek okuma sürecini oldukça yorucu, çetrefilli hale getirebiliyor. Araya farklı türler, şiir kitapları vesaire eklemek inanın hem dinlendirici hem farklı bir deneyim. Esere geçecek olursak... (E hadi geç artık zahmet olmazsa dediğinizi duyar gibiyim!) Kısa kısa bölümlerden oluşuyor. Kısa deyip geçtiğime bakmayın, öyle yerler var ki boğazınız düğüm düğüm oluyor, hiç de kısa gelmiyor size o anlar. Hele bir "Ramazan" bölümü var ki en son "Ayla" filmini izlerken gözlerim o kadar
Edebiyat
Z RaporuAli Lidar · İthaki Yayınları · 20164,317 okunma
Ece Tecimer
Kesinlikle haklısınız, ben başkasının okudukları hakkında ağır eleştiriler yapan insanları hiç hoş karşılamıyorum. Okumak ruhun ihtiyacıdır ve bu ihtiyacı tek taraflı karşılamak da olanaksız. Bazen klasik, bazen komedi, bazen güncel... kişinin o an neye ihtiyacı olduğuna göre değişkenlik gösterir kitap seçimi🙂
Kehribar Geçidi - Nazan BEKİROĞLU (Ruhum hayattan tiksindi!)
10/10
·608 syf.··
2022 1. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2022 15:34
Kitap bitti, ben tükendim. Laf olsun diye değil, öyle ki damarlarımdan kanın çekildiğini hissettim, azar azar, acıta acıta... Her cümlede öyle bir sızı... Okurken sizle de paylaştım birçoğunu. Tükenirken sizi de tükettim. Kehribar Geçidi... Yedi Uyurlar'ı hiç duymuş muydunuz? Okuyacağım kitapları genelde önceden araştırır, ona göre okurum, ön bilgim olur. Bu defa bodoslama daldım bu esere. Elime geçer geçmez, sıcağı sıcağına... Nereden esinlenmiş, neyden yola çıkmış yazar hiçbir bilgim yoktu. Okuya okuya keşfettim her şeyini. Yılın son kitabı olmasını planlamıştım. Öylesine alt üst etti ki beni bu seneye sarktı. Daha da sarkacaktı yüzüme bir soğuk su çarpmasaydım. Sıcağı sıcağına yaptığım bir inceleme oldu. O kadar hassas noktalara değinmiş ki yazar, duygu yoğunluğu ile neyden nasıl ve ne kadar bahsedeceğimi bilemiyorum. Darmadağın ruhumla sıvadım kollarımı. İster istemez "spoiler" de içerdi. Bilerek okuyun ki çok az şeye hevesimizin kaldığı şu dünyada kitaba olan hevesimiz kaçmasın. Eskiler bilir (çok eskiler demeyim, yaşlı hissetmeyelim) Deli Yürek diye bir dizi vardı. Kuşçu karakteri bir taşlama söylerken oldukça etkilenmiştim: "Bu çağın düzeni Bu çağın düzeni Olmaz olsun Alçağın düzeni" Öyle zamanlar vardır ki nefret ederiz yaşadığımız çağdan. Hatta Cahit Zarifoğlu "Ben bu çağdan nefret ettim. Etimle, kemiğimle nefret ettim." der. Sahi, sorun çağda mı yoksa o çağı öyle bir çağ yapan insanlarda mıdır? Milattan sonra 300'de başlıyor eser. Dönemin güçlü Roma'sı... Öyle bir imparator var ki başında dünyada tek bir Hristiyan bırakmamaya ant içmiş. Hristiyan olduğu düşünülenler mahkeme edilip acımasızca ölüme mahkum ediliyor. Puta tapmamak en büyük suç. Öyle ki Hristiyan olduğu için öldürülen kim varsa yedi göbek sülalesi de yüzünde o "kara leke"yi taşıyor. Her
Edebiyat
Kehribar Geçidi (Ciltli)Nazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20213,570 okunma
Ece Tecimer
O kadar içten yorumlamışsınız ki, okumak için sabırsızlandım. Emeğinize sağlık.
Kanadı kırık olduğu için yolları yürüyen bir kuş, denizde boğulan bir balık kadar yalnızım.
Sayfa 96 - Timaş Yayınları, 1. Baskı·Kitabı okudu
Edebiyat
Ece Tecimer
Bu kitap benim de listemde, paylaştığınız alıntı okuma isteğimi arttırdı🙂
Sahaf Konusu
Arkadaşlar sahaf sektörü ile ilgili ne düşünüyorsunuz merak ettim? Ben kendi düşüncelerimi söyleyeyim. Gittiğim yerde sahafların yanyana dizili olduğu bir sokak var. Tahminim 6 7 sahaf var orada. Naçizane birkaç deneyim elde ettim. Bu sektörün bittiğini, bitirildiğini düşünüyorum. Kesinlikle yazımı okuyanların içlerinde iyi niyetli bazı sahaflar vardır. Onları bu yazımın tabiki dışında tutacağım. İşini layıkıyla yapanlar bizim için çok değerli. Şimdi mesela sahafa gidiyorum. Elimde kendisine vereceğim kitaplığımda olmasını istemediğim kitaplarımla beraber.Ben hangi kitabı götürürsem götüreyim, benim ona verdiğim kitaplar kesinlikle eleştiriliyor. "Abi bunlar hep elimde kalacak yaa!", "Sen bunları verdin ama bunları ben satamayacağım zaten.Neyse 20 tl sayayım bari napalım abimin güzel hatırı için." gibi basit ticari taktiklerle olaya başlıyorlar.Ardından hangi kitabı istersem isteyeyim eğer kitap kendisinde yoksa : "Abi bende o yazarın o kitabı yok ama şu kitabı var.Hem bendeki daha iyi."demelere başlıyorlar.Ya da o kitaba benzer şöyle bir kitap var diyorlar.Sanki eczanedeyim ve ilaç muadili veriyor bana.Sıfır diye 2.el, orjinal diye de çakma kitap verme hikayelerine de üzülerek söylüyorum şahit oldum. Dediğim gibi bunu herkes yapıyordur, hepsi aynıdır demeyeceğim.Ama şu söyleyeceğimi büyük çoğunluğu yapıyor."Abi büyük kitapevleri, internet sitelerinden,büyük marka kitap satan yerlerden alacağına gel bizim gibi esnaftan al." diyerek genelde kitabın arkasında yazan fiyata yakın fiyatlardan bize satmaya çalışıyorlar.Eee madem böyle bir durum var.Ben neden o zaman gidip sahaftan kitap alayım? Monte Cristo Kontu örneğin internette 27 tl iken bana 35 tl fiyat söylemişti.Fiyat söylediği kitabın yayınevide İş Bankası değildi.Ayrıca garip bir durum daha var.21 senedir kitap
1000Kitap
Ece Tecimer
Bence bir çok sahaf artık kitapları sevmiyor. Sadece ticaret amaçlı yaklaşıyor bu da türlü sorunları beraberinde getiriyor maalesef.