Ece

Genellemelerden kaçamayacak kadar örgütlü bir dünyada yaşıyorduk. Artık çok geçti! Çünkü toptan alınıp toptan satılmak istiyorduk. Avuç içi kadar örneğini beğenen, bütün kumaşı almak zorundaydı. Tekstil sektöründe olduğu gibi. Daha doğrusu, örümcek ağı sektöründe... Bütün bunlardan da anlaşılacağı gibi her şey, kumaşlarla ilgiliydi. Adalet tanrıçası Justitia'nın göz bağından bayraklara kadar, her şey bir kumaş meselesiydi... Hala çıplak kalabilmiş birkaç Amazon yerlisinin yüzlerindeki o huzur, kumaşsızlıktan geliyordu. Benim yüzümdeki huzursuzluk da, kumaşlarınızın aynı olduğu babamla konuşuyor olmamdan...
Sayfa 88·Kitabı okudu
Reklam
Türkiye, doğusundaki aynaya bakınca şişman olduğunu, batısındaki aynaya bakınca da kemiklerinin sayıldığını düşünen, üstüne giydiği hiçbir şeyi kendine yakıştıramayan, bulimik ve depresif bir genç kızdı. Yirmi yıl boyunca boğulacakmış gibi yiyip sonra pişman oluyor, bir yirmi yıl da boğazını kanatana kadar kusup sonra yeniden yemeye başlıyordu.
Sayfa 87·Kitabı okudu
Yıllar önce okuduğum İşe yaramaz bir kitaptaki tek İşe yarar cümle şuydu: İnsanın kullandığı ilk alet, başka bir insandır. Dolayısıyla o ilk alete bir bedel biçilip diğerlerine pazarlanması için çok da beklenmiş olabileceğini sanmıyorum. Buna göre, dünya üzerindeki insan ticaretinin başlangıcı şöyle tarihlenebilir: ilk fırsatta! Sonuçta, pezevenkliği de kapsadığı için, dünyanın en eski ikinci mesleğidir.
Sayfa 26·Kitabı okudu

Ece

, bir kitabı yarım bıraktı
%44 (243/544 syf.)
Charles Dickens
8.6/10 · 18,5bin okunma
Sfumato
Rönesans resmindeki dört temel teknikten biridir. Renk ve tonları buharlaşarak birbirine karışmasını ve böylece konturların görünmez olmasını sağlayan, buğulu bir gölgelemeyi ifade eder. Çoğunlukla aydınlıktan karanlığa geçişlerde kullanılır.
Reklam