İnsan başkalarından onay görmeyi istediğinde ve sadece başkaları tarafından nasıl yargılandığını önemsediğinde, sonunda başkalarının hayatını yaşamaya başlar.
Genellikle ana-babalar çocuklarının yaşadığı hayal kırıklıklarının farkına varmazlar. Küçüklüklerinden onlara bunları ciddiye almamaları öğretilmiştir. Bazen de bir şeylerin farkına varır, ama çocuğun bunu fark etmemesinin onun için iyi olacağını düşünürler. Çocuğu, algıladıklarının aslında öyle olmadığı yönünde ikna etmeye, en erken tecrübelerini ona unutturmaya çalışırlar, bütün bunları yaparken de yaptıklarının hep çocuğun iyiliği için olduğunu düşünürler. Çünkü onlara göre çocuk gerçeği kaldıramaz, gerçek karşısında incinebilir. Aslında tam da tersi olduğunu, yani çocuğu inciten şeyin gerçeğin inkârı olduğunu bilmezler.