Ece

Şimdi acı çekin ki gelecekte mutlu olabilesiniz demek, ancak kendinizi denize atın ki, sonrasında kurtarılmanın nasıl rahatlattığını hissedebilesiniz demek kadar anlamlıdır.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bizi kazanmaya yönlendiren hiçbir şey, bizi gerçek zafere asla götüremez, çünkü herhangi bir şey yapmaya yönlendirilen birisi, kendi dışındaki güçler tarafından kamçılanmaktadır. Bu bir kölenin tanımıdır, bir fatihin değil.
“Guguk kuşu en çok başka kuşların yuvalarına yumurtlaması ve kuluçkaya yatılsın diye yumurta-larını orada bırakmasıyla bilinir. Gizlenir ve yuvayı yapan kuş uçup yumurtalarını korumasız bırakana kadar bekler. O zaman guguk kuşu hızla yuvaya uçar ve hızlıca yumurtalarından birini yumurtlar ki, hiçbir şeyden şüphelenmeyen ebeveyn yuvaya geri döndüğünde görevinin bilinciyle kendi yumurtaları sandığı yumurtaların üstüne kuluçkaya yatsın. Genellikle bundan sonra olanlar, guguk kuşu yavrusunun yumurtadan daha önce çıkması ve yumurtadan kendisinden sonra çıkan daha zayıf yavruları yuvadan dışarı atmasıdır. Bu yolla ebeveyn kuşlar, bu gerçekleşen yer değişimini fark etmeden, enerjilerini kendilerine ait olmayan bir şeyin sorumluluğunu üzerlerine alıp onu besleyerek harcarlar.” #k:454551 Guy Finley
Kim ki suda akıntıda sürüklenir, kim ki kendine daha yüce ilkeleri rehber edinmez, kim ki ideali yoktur, inancı yoktur, böyle bir insan yaşayan ve hareket eden bir canlı olmak yerine, hareket eden bir şeydir, bir yankıdır ama ses değildir. İç yaşamı olmayan bir insan bir barometrenin havanın sadık hizmetlisi olması gibi, çevresinin kölesidir. Henri-Frédéric Amiel
Başarılı bir insan olmakta yanlış bir şey yok. Aslında, yaşamınızın amacı kazanmak. Ama ya bu zafer arayışınızda, fark etmeksizin, ne kadar iyi olursanız olun, ne kadar büyük bir inançla “kurallara” uyarsanız uyun, kazanmanızın olanaksız olduğu zorlu bir oyuna çekiliyorsanız? Gönlünüzce kullanacağınız özgürlüğü bulmak yerine, kendinizi günden güne daha mekanik bir şekilde hareket ederken bulursanız? Ve daha da beteri, her geçen gün, giderek artan kazanma baskısı yüzünden, kendinizi tamamlanmış hissetmekten çok hayal kırıklığına uğramış hissediyorsanız! Artı, ne zaman diğer oyuncuların ne yaptığını görmek için çevrenize baksanız, onların da bu oyunda en az sizin kadar hayal kırıklığına uğramış oldukları açık seçik görünüyorsa ve aslında kimse bir şey kazanmıyorsa? Sonra bir gün büyük bir sarsıntı ve şaşkınlık içinde fark edersiniz ki, orada oyun alanında olan başka herkesle birlikte, katılmak üzere kandırıldığınız bu çılgın oyunun size öğretilen kuralları, size yalnızca sayı yapma izin veriyor, ancak asla koşmayı bırakmanıza izin vermiyor! Rekabet edebilirsiniz, ancak asla anlamlı ya da kalıcı bir zafere ulaşamazsınız.