Ece

Eğer ne aradığınızı önceden kafanızda sabitlememişseniz, hiçbir zaman bu yaşamda bulduğunuz herhangi bir şeyle mutsuz olmazsınız.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mutlu olmadığınız gerçeği üzerinden ne kadar mutsuz olabildiğinizi hiç fark ettiniz mi? İncelenmezse, bu davranış bir anlam taşıyor gibi görünüyor. Ama daha yakından bir bakış, mutsuz olmak üzerinden mutsuz olmanın, söndürmek için ateşe benzin dökmeye benzediğini ortaya koyar. Epeyce ateş ve duman elde ediyorsunuz -ve hatta garip bir heyecan- ama sonunda elinizde kalan tek şey küller. İşte bu yüzden bu bir sonraki şaşırtıcı gerçeği anlamanız gerekiyor. Kendinizi perişan edebilirsiniz ama kendinizi mutlu edemezsiniz.
Yaşlandıkça yaşamlarımızın küçüldüğünü fark ederiz. Daha az arkadaşımız vardır; daha az etkinlikte bulunuruz; giderek daha da az risk alırız. Ama niye? Niye bir insanın yeni ve uyarıcı izlenimler edinme olanağı yaşla birlikte azalmak zorunda? Olması gerektiği gibi, büyümeye ve gelişmeye devam ediyorsak, onlardan kaçınmak yerine, giderek daha fazla kişisel meydan okuyuş arayışında olmamız gerekmiyor mu?
Eğer mektup yazan bir kişi, bir kelimeyi yanlış yazarsa, yanlışlık önce zihninde başlar, sonra kâğıtta belirir. Büyük olasılıkla, önce zihnini düzeltmeden, kâğıdı düzeltemeyecektir. Eğer zihnini netleştirmezse, hata kâğıtta sonsuza kadar kendini tekrar edecektir. Hiç şüphe yok ki, burada insan sorunlarıyla paralelliği görüyorsunuz, insanlar düşünme şekillerini düzeltecek yerde, dışardan görülen hatalarını düzeltmeye çalışıyorlar, bu da yollarını bulamamalarına neden oluyor, çünkü hâlâ bir hata yapma makinesine zincirlenmiş olduklarının farkında değiller.
Kendi kırık lavabonuzu tamir etmek için komşunun mutfağına gitmezsiniz. O yalnızca iç dünyanızın bir yansımasıyken, niye dış dünyanızı değiştirmeye çalışıyor ya da değiştiriyorsunuz? Dış dünyayı değiştirmeye çalışmayın. Kendi tavrınızı ve bakış açınızı değiştirin. Kendinizi değiştirdiğinizde, sizi ilgilendirdiği kadarıyla dünyayı da değiştirirsiniz, çünkü sizin kendi dünyanız, sizsiniz. Tüm bunları basitçe söylemek gerekirse: İçi neyse dışı da odur.