Dünya bize ait değil, ilelebet değil. Bize bir emanet; biz bu dünyada emanet bir hayat yaşıyoruz, vademiz dolduğunda çekip gideceğiz. Bu dünyayla bizim alakamız bir imtihan esprisi içerisinde izah ediliyor. Esas kalıcı sahici hayatımızı belirleyecek olan bir geçici dönem için buradayız.
Ali el-Karî: "Günümüzde bazı insanlara ilim adamı denmesi, onların ilim adamı seviyesine çıkmalarından değil; ilmin bunların seviyesine inmesindendir."
Biz, Ehl-i İslâm, akîdemizi konjonktürel gelişmelere bağlı olarak tespit etmeyiz, değiştirmeyiz. Akide bizde beşer müdahalesiyle, inisiyatifiyle konmaz ve değiştirilmez. Akide tamamen nasslar çerçevesinde oluşur ve Kelam ilmi de bu akideyi, nasslar çerçevesinde oluşmuş akideyi savunmak için oluşturulmuş bir sistemdir. Bizim inisiyatifimiz olsa olsa bu sistemi savunmak noktasında devreye girer. Yoksa ona bir madde eklemek veya ondan bir madde çıkarmak veya bir maddeyi tadil etmek, değiştirmek bizim hakkımız da değil haddimiz de değil. Bu doğrudan imana taalluk eden bir husustur.