Eğer umut diye bir sey varsa bu proleterlerdeydi. Buna sımsıkı sarılmak zorundaydınız. Söylendiğinde mantıklı geliyordu ama sokakta yanınızdan geçen insanlara baktığınızda bunun bir inançtan öteye gidemeyeceğini görüyordunuz.
İnsan, ardında tek bir iz bile bir kağıt parçasına karalanmış tek bir isimsiz söz bile bırakamadan, geleceğe nasıl seslenebilir, nasıl bedenen yaşayabilir ?
"İstediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır." Demiş Harper Lee
Ülker İnce tarafından Türkçeye çevrilmiş olan bu kitap:
1960 yılında yayımlanmaya başlanmış "Pulitzer Edebiyat Ödülünü" almıştır.
Amerika'nın güneyinde yaşanan ırkçılığı ve eşitsizliği bir çocuğun gözünden yansıtmış.
İyilik ve kötülüğü hem toplumsal hem bireysel olarak ele almış.
Adalet, özgürlük , eşitlik ve ayrımcılık gibi temaları bol bol görebilirsiniz.
Kitapta en heyecanlı kısım şüphesiz Tom' un mahkeme süreciydi.
Sade, yalın bir dil kullanmış yazar. Anlatım son derece akıcı.
Okunur mu evet kesinlikle okunur.