Vücudumuz sadece bacaklar, kollar gibi uzuvlardan oluşsaydı, hayata tahammül etmek kolay olurdu. Ne yazık ki, içimizde kalp adını verdiğimiz o küçük organı da barındırırız; kalbimiz yakalandığı bazı hastalıklar sırasında, belirli bir kişinin hayatına ilişkin her şeye karşı son derece duyarlıdır; örneğin o kişinin bir yalanı ne yazık ki bir ameliyatla aldıramadığımız bu küçücük kalbe dayanılmaz krizler yaşatır. Beyinden hiç söz etmeyelim çünkü zihnimiz bu krizler sırasında durmaksızın mantık yürütse de, tıpkı bir diş ağrısı karşısında düşüncenin çaresiz kalması gibi hiçbir şeyi değiştiremez.