Gözleri,sadece gözleri,sıkılmalarını,ne istediğini bir türlü bilememenin ve belki de bu yüzden,karşısına çıkan yeni ve yabancı yaşamlara dokunmak isteyişinin,sürüklenişlerden kurtaracak ve sıfırdan başlama şansı verebilecek,bir çeşit tutunma çabası olduğunun farkındaydı. Belki de bu yüzden gözler,kendisi tarafından ve çocukluğa giden bir tarihte oluşmuş,artık "kendine rağmen"e dönüşmüş bir kabuklanmanın içine hapsolmuş,çıkış yollarını yitirmiş bir kimliğin yardım çağrısı gibi bakıyordu.
Pencerenin çerçevelediği balkonun sarı ışığında oturmuş,eşyanın tabiatı marifetiyle aynı fotoğraf karesine girmekle yükümlü ama gerçekte birbirlerinden kilometrelerce uzak annemle babama baktım.