"Dünya, insanlardan yapılmış bir yalnızlıktı da bunu anlamak için akşam ve yağmur gerekiyordu. Bir de, içeriye de dışarıya da aynı solgunlukla bakan boyasız bir pencere. Herkes birbirine bakarak kendi mutsuzluğunu seviyordu..."
Buradan dağlara bakarım.Gün eteklerini toplayıp giderken bir küçük anne gelir... Gözyaşımı kurular. Alın çizgilerimi düzeltir. Sonsuzluğun ağzıyla öper. Yalnızlığımı alır. Yalnızlığını verir.
"Ölüler, yaşayanlarda yaşar, bunu hiç unutma."