Çok yorgundu. Bu yorgunluk bir hastalık gibi üzerine çökmüştü, konuşamayacak, yazamayacak, çalamayacak, düşünemeyecek kadar yorgundu; hissedemeyecek, yaşayamayacak kadar yorgundu. Zaten bunları ne için, kimin için yapacaktı?
Buna nasıl tahammül ediyorlar? Her günü pes etmeden, umutsuzluğa kapılmadan, intihar etmeden, hatta siyaset tartışmaya devam ederek nasıl atlatıyorlar?