Harama dalmanın görünürde bir etkisi görünmeyebilir bazen ama en büyük yıkımı insanı manen tüketmesidir. Harama baka baka insan namazında gevşer, Kur'an'ın kapağını açamaz olur. Bir hayra çağrılınca kulak tıkar. Allah'a varamamak en büyük mahrumiyettir. Haram da buna settir.
Bir millet düşünün yetmiş yıldır sürekli göç ediyor. Hiçbir yere sığamayışı anaların gözünde yaş çocukların dilinde haykırış oluyor...Zülme dayanamayıp dört evladıyla evini terk eden doktor bir baba ve öğretmen bir anne ile tanışma fırsatım olmuştu. "Çok güzle bir hayatımız vardı, her şeyimizi ardımızda bırakıp geldik" demişti gözündeki yaşlarla. Şimdi dönüp bakıyorum da. Zulüm bazen şekil değiştiriyor zalim ise isim değiştiriyor. Ama değişmeyen tek şey mazlumun gözündeki yaş. Yaşamayan bilemez o acıyı, bir milletin kendi haline terk edilişini.. Hatta unutulmaya yüz tutuşunu... Kim ne kadar haklı kısmıyla ilgilenmedim, ilgilenmeyeceğim. Tek bildiğim kendi coğrafyasina sığamayan mazluma yaşatılanlar. Halbuki sorsan hepsi İslam adına yapılıyor! Hepsi aynı Rabbe iman ediyor! Bencelerle bu dini çok zedeledikleri yetmiyormuş gibi bir de ırkçılıkla paramparça ediyorlar. İnsanca yaşamak varken niye ırkından, ten renginden, kültüründen farklı olanlara karşı böyle tahammülsüzleştik, bilmiyorum. Allah'ım sen biz rahmet et zira biz çok bölündük.