Hakikatte ömrümüz bu cinsten bir yığın ölümlerle dolu idi.Ölmüş saatlerimiz,günlerimiz,senelerimiz olduğunu,yıllarca farkına varmadan bir hiçin sarraflığını yaptığımızı,yaşamadan yaşadığımızı kim inkar edebilirdi.”Hatta öyleleri var ki bir kere olsun ruhları gerçeğe doğmadan ölürler...”
Sadece ölüleri mi yaşayanları da ancak bu suretle anlayabilirdik,”Onları kendimizden ayırmamız neden sanki?Niçin her canlı mahlukla duvar arkasından konuşmaya çalışıyoruz.Eşyaya bile geçirdiğimiz o sıcaklığı insanoğlundan esirgiyoruz?Hatta asıl olan duyanla birleşmek değil midir?”