Özlem Esmergül

Özlem Esmergül
@Edebisanatlar
Yalnız Hatta Yapayalnız, Özlem Esmergül
Yasakları kabul ettik. İnsanoğlu için yasaklı hayvanlar da diyebiliriz. Mikroplar bile birer yasak değil mi? Aşklar yasaktır. Gün olur, sular, yemişler bile yasaktır. İnsanlar birbirine yasaktır. Canım çekiyor diye öpemem seni güzel çocuk! Canım çekiyor diye giremem sana deniz, göğsüm zayıftır doktor yasağı. Canım çekiyor diye içemem körkütük oluncaya kadar, aklı boğuncaya kadar,karaciğer yasağı... Canım çekiyor diye bir vapura binip Haydarpaşa'ya, oradan tabana kuvvet Van'a kadar gidemem. Yollarda geberirim... Çarşıya inemem. Çarşıyı Allah kahretsin. 🖤 Alemdağ'da Var Bir Yılan, S.98 🖤 #özlemesmergül #saitfaikabasıyanık #yalnızhattayapayalnız #kitap #öykü #roman #sanat #edebiyat Yayınevi adı göründüğü için #reklam
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Böyle Küçük Şeyler, Claire Keegan
İrlanda'da bir Magdalen çamaşırhanesi varmış efendim ve 1996 yılında kapanmış. Burada maalesef pek çok kadın ve kız çocuğu alıkonmuş, zorla çalıştırılmış, tutsak edilmiş. Bu kadınların gayrı meşru bebekleri de ya ölmüşler ya da zengin ailelere satılmışlar. çamaşırhaneyle ilgili kayıtlar da imha edilmiş. Yıllar sonra kamuoyuna 796 bebeğin ölmüş olduğu bilgisi verilmiş. Yazar Claire Keegan, broşürden hallice bir hacme sahip olan "Böyle Küçük Şeyler" adlı romanında tam olarak bu meseleyi ele alıyor. Tarihin karanlık sayfalarına gömülmeye mahkum edilen ve hızla unutturulmaya çalışılan meselelere bir aydın ve yazar duyarlılığıyla yaklaşılmasını çok değerli bulurum ama bu tip bir şey yazmaya karar verdiysen biraz da cesur olmanı beklerim. Maalesef yazarın bu romanda son derece çekimser hatta neredeyse korku içinde olduğunu görüyorum. Çamaşırhaneye zaten hiç giremiyoruz, oradaki trajedinin nedenlerine ve sonuçlarına zihinsel olarak bile ulaşamıyoruz üstelik yazar romandaki bütün kahramanların kurgu olduğunun altını çizme ihtiyacını özellikle duymuş. Dolayısıyla bütün bunlar, bu meseleye yaklaşımın çok da duyarlılıktan kaynaklanmadığını hissettiriyor okura. İyi bir yazar olmak zeka, deha, yetenek istiyor tabii ki ancak cesaret de istiyor. Büyük yazar olmanın kriterlerini bir kez daha düşündürdü bu kitap bana… #böyleküçükşeyler #editör #kitap #yazar #roman #çevirmen Yayınevi adı göründüğü için #reklam
Şaka, Domenico Starnone
Şaka 🎨 İtalyan edebiyatının en iyi yazarlarından biri Domenico Starnone'nin en sevdiğim kitabı... Dünyaya yetenek abidesi olarak geldiğine henüz dört yaşındayken fazlasıyla ikna edilmiş Mario'nun sinir bozucu özgüveninin ileride ona neye mal olacağını tahmin ediyor aslında eski bir ressam olan dedesi Daniele... Çünkü o da çok yetenekli ve özel biri olduğunu sanıyor uzun yıllar… İçine doğduğu alt sınıfın pis hikayesinden çıkıp kurtulmanın başka bir yolunu bulamamış gençliğinde. Aslında yetenekli ve dolu bir adam olmadığıyla ömrünün neredeyse sonlarına doğru çok da bayılmadığı torununa birkaç gün bakmak zorunda kaldığında yüzleşiyor. Küçük Mario'nun o fazla bilmiş havalı tavrıyla "Resimlerin çok koyu" ifadesi, Danielle'nin sadece kariyerini değil bedeninde kendine dair yıllarca biriktirip beslediği nesi var nesi yoksa söküp götürüyor. Kendine güvenini, kendiyle ilgili düşüncelerini, geçmişini, hayatını, yeteneklerini... O andan itibaren geçmişiyle yaşadığı yüzleşme, aşırı özgüvenle sözde "birey" olarak yetiştirdiğimiz çocukların daha şimdiden nasıl kötürüm bırakıldıklarının da sorgusuna dönüşüyor. Domenico Starnone, çok kıymetli bir yazar. Şaka da hiç çekinmeden önerebileceğim bir roman... 🎨 Elbette ki sıkı çalışmıştım ve talih benden yana olmuştu. Çocukken aldığım övgüleri hatırı sayılır bir takdir ve başarı izlemişti. Ama kaçışı yoktu ben meziyetli değildim, boş biriydim. Uçurum parmaklıkların ötesinde değildi, uçurum içimdeydi. Ve buna tahammül edemiyordum. İçimdeki boşluğu çekip alması için kovayı seve seve ağzımdan içeri indirirdim. #editör #yazar #edebiyat #kitap #sanat #fikir #yorum #sakin #çevirmen #tavsiyekitap #tanıtım #reklamdeğiltavsiye
Beşinci Çocuk, Doris Lessing
2007 Nobel Edebiyat Ödüllü Doris Lessing’in kaleme aldığı “Beşinci Çocuk” tartıştığı mesele açısından dikkate alınması gereken bir roman bence... Aile kurmak, annelik unvanıyla “taltif” edilmek sanıldığı kadar toplumsal bir güvence sağlamayabilir… Aile kavramına da annelik, babalık kavramına da yeniden bakılması gerektiğini hatırlatması açısından iyi bir iş yapıyor Doris Lessing... Geleneksel aile yapısının önemini yitirdiği toplumlarda, ailenin toplumsal itibar kazanmak için tercih ediliyor olması, bir beklentiyle inşa edilmesi ve güvenli alan beklentisi, çok da arkasına sığınılmaması gereken başlıklar… Harriet ve David, geleneksel normlara sıkı sıkıya bağlı bir aile kuruyor. Birbirlerini sevmek, tanımak, anlamak bile lüzumsuz bir çaba “aile olmanın gücü” karşısında…Üst üste dört tane çocuk getiriyorlar dünyaya. Giderek köklendiklerini ve kuvvetlendiklerini sanıyorlar üstelik. Ancak beşinci çocuk Ben’in doğumuyla bu geleneksel aile fena sarsılıyor. Şeytani çocuk Ben, bazen insanın tüylerini diken diken ediyor. Bu korkunç çocuğa rağmen aile olmak, annelik şefkatiyle dopdolu kalmak çok da kolay değildir. … #editör #yazar #çevirmem #roman #nobel #dorislessing #delidolu #tavsiyekitap #tanıtım #reklamdeğiltavsiye #yayıneviadıgöründüğüiçinreklam

Özlem Esmergül

, bir kitap okudu
7/10
·202 syf.·
Beğendi
·
2026 126. kitabı
Ray Bradbury
7.7/10 · 108,3bin okunma