Özlem Esmergül

Özlem Esmergül
@Edebisanatlar
CANAN, Peyami Safa
Bahçıvan ve Ölüm, bir yas kitabı değil... yas, kayıp, acı temaları üzerine okuma yapanlar için doğru bir tercih olmayacaktır. Bir Ada İcat Etmek, ziyadesiyle yas ve kayıp üzerine inşa edilmiş, edebi değeri de olan bir romandır... Yas okumaları yapanlar bu ayrımı hemen yapabileceklerdir zaten. İyi denk geldiği için paylaşmak istedim. Biri yas üzerine kaleme alınmış bir roman, diğeri yastan söz eden içsel sayıklamalar... Gospodinov okumayı çok seviyorum, bana göre külliyatında en son sıraya koyacağım kitabı Bahçıvan ve Ölüm'dür. İlk sırada tabii ki Zaman Sığınağı vardır ✌️ *** Babamın hasta olduğunu bilen ama vefat ettiğini bilmeyen insanlardan e -postalar almaya devam ediyordum. "Umarım babanızın sağlığı büyük ölçüde düzelmiştir ve durumu artık stabildir" diye yazıyorlardı. Bir anlamda evet, durumu stabil. Ölümden daha stabil bir durum yok. Yayınevi isimleri göründüğü için #reklam
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bahçıvan ve Ölüm
Bahçıvan ve Ölüm, bir yas kitabı değil... yas, kayıp, acı temaları üzerine okuma yapanlar için doğru bir tercih olmayacaktır. Bir Ada İcat Etmek, ziyadesiyle yas ve kayıp üzerine inşa edilmiş, edebi değeri de olan bir romandır... Yas okumaları yapanlar bu ayrımı hemen yapabileceklerdir zaten. İyi denk geldiği için paylaşmak istedim. Biri yas üzerine kaleme alınmış bir roman, diğeri yastan söz eden içsel sayıklamalar... Gospodinov okumayı çok seviyorum, bana göre külliyatında en son sıraya koyacağım kitabı Bahçıvan ve Ölüm'dür. İlk sırada tabii ki Zaman Sığınağı vardır ✌️ *** Babamın hasta olduğunu bilen ama vefat ettiğini bilmeyen insanlardan e -postalar almaya devam ediyordum. "Umarım babanızın sağlığı büyük ölçüde düzelmiştir ve durumu artık stabildir" diye yazıyorlardı. Bir anlamda evet, durumu stabil. Ölümden daha stabil bir durum yok. Yayınevi isimleri göründüğü için #reklam
Şafakta Verilmiş Sözüm Vardı
Annem, on üç yıldır, kocasız aşksız tek başına, cesaretle ekmeğimizi kazanmak için çabalıyordu. Kazanmalıydı, yoksa her ay ev kirasını, ayakkabı, giysi, tereyağı ve öğle yemeği bifteklerinin parasını kim öderdi? Her öğle yemeğinde önümdeki tabağa törenle bir biftek koyardı, rakibi bir kez daha yenmiş olmanın simgesi olarak. Okuldan gelir, tabağın başına çökerdim. Annem ayakta, yavrularına bir lokma yiyecek bulmayı başarmış dişi köpek mutluluğuyla etin boğazımdan aşağı yuvarlanışını seyrederdi. Ete elini sürmez, sebzeden başka şey sevmediğine, etli yağlı besinlerin ona kesinlikle yasaklandığına yemin billah ederdi. Bir gün masadan kalkıp bir bardak su içmek için mutfağa gittim. Annem tabureye oturup az önce içinde bana biftek pişirdiği tavayı dizlerinin üstüne çekmiş, kocaman kocaman ekmek parçalarını tavaya bastırıp biftek kızartmakta kullandığı yağın arta kalanını sıyırıyordu büyük bir özen ve zevkle. Beni görür görmez tavayı örtünün altına gizlemeye çalıştı, ama o bir an annemin uyguladığını ileri sürdüğü sebze rejiminin ne menem bir şey olduğunu bana göstermeye yetti. Orada öyle kımıldamadan, taş gibi kalakaldım. Annemin alelacele örtünün altına gizlemeye çalıştığı ama gözümden kaçmayan tavaya baktım dehşetle. Annemse endişeli, mahcup gülümsemeye çalışıyordu. Boğulur gibi hıçkırmaya başlayıp oradan kaçtım. Evimizin bulunduğu Shakespeare Sokağı’nın sonunda tren yoluna dik başka bir sokak vardı. Kendimi o yola vurdum. Bir an önce bir yerlere saklanmak istiyordum. Kendimi trenin altına atmalıydım, bu güçsüzlük ve utançtan belki böyle kurtulabilirdim. Sonra birden kafamda şimşek çaktı, o müthiş çözümü bulmuştum: Ne yapıp etmeli, dünyayı değiştirip yeniden kurmalı ve annemin ayaklarına sermeliydim günün birinde. 🥹 Ağlamaktan okuyabilirseniz okuyun 🥹
Acı bir talih...

Heidi

@bahar034
·
Celladına âşık bir mahkûmdu Sait .
Nefretle aşkın aynı kadın için aynı kalpte yan yana atabiliyor olması ne acı bir talihti...
Sayfa 128·Kitabı okudu
MUTLU BİR HAYAT, ÇOK AZ ŞEYE BAĞLIDIR
💫İnsan genç de ölse, yaşlıyken de ölse sadece bir şeyi kaybetmiş olacaktır: Şu anı... İnsanın yoksun kalabileceği tek şey şu andır... Çünkü sahip olduğu tek şeydir bu. İnsan sahip olmadığı bir şeyi kaybedemez. . . 💫Nasıl da yok olup gidiyor her şey... Evrendeki bütün bedenler, sahip oldukları anılarla birlikte yok oluyor. . . 💫Değişime maruz kalmamış insan nerede bulunur ki? . . 💫Yakında her şeyi unutacaksın ve her şey seni unutmuş olacak... . . 💫Ben insan olarak üzerime düşeni yapıyorum. Hiçbir şey beni adil olmaktan alıkoymaz... . . 💫Her zaman sanki o an hayatla vedalaşacakmışsın gibi konuş, düşün ve ona göre davran... . . . --------------------------------------------------- "Unutma, mutlu bir hayat çok az şeye bağlıdır" Bazen insan mutlu olmaya çabaladıkça, mutluluk arayışı içine girdikçe daha da mutsuzlaşıyor farkında olmadan. Ve mutluluğu ararken sahip olduğu tek şeyi "şimdiki anı" da kaybediyor üstelik... Hâlbuki mutluluk o kadar da karmaşık değil aslında, bazen basitliğin, küçüklüğün içinde, çoğu zaman ise insanın olaylara, hayata bakış açısında gizli. Ama işte bazen öyle bir kapılıyoruz ki bu hayatın hırslarına, kibrine, başarılarına tıpkı rüzgâra kapılmış bir yaprak gibi savrulup duruyoruz sonra kendi yarattığımız karmaşanın içinde...Aslında biraz doğaya, kendi içimize dönsek, yalınlığın-basitliğin gücüne güvensek belki mutlu olunacak birçok güzellik sarıp sarmalayacak bizi. Ama işte unutuyoruz bazen bunu... "Stoacı filozoflardan Roma İmparatoru Marcus Aurelius, mutluluğun çok az şeye bağlı olduğunu iki bin yıl öncesinden söylüyor" ve bizler de @ozlem_esmergul 'un akıcı, yormayan kalemi ile tanıklık ediyoruz bu