Özlem Esmergül

Özlem Esmergül
@Edebisanatlar
Anayurt Oteli
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
Anayurt Oteli, bir taşra delikanlısının anılarıyla ve ölüleriyle bağlı olduğu geçmişinden kurtulamayışını, kendini babadan kalma bir otele hapsedişini, geçmişe sıkışmışlığını anlatan bir romandır diyen olursa oradan uzaklaşın, romanı bu kişiyle lütfen konuşup tartışmayın olur mu? Bir abla nasihati! Zebercet, otele sıkışmış bir taşra delikanlısı argümanıyla okunamaz. Bu son derece sığ, kör kütük bir bakış olur. Kitabın adı: Anayurt Oteli. Karşımızda bir memleketin mizacı var. (Ne tarihi, ne destanı, bildiğin mizaç) Yusuf Atılgan özgürlüğün dayanılacak gibi olmadığının altını çizer çok önemli bir sahnede. Özgürlük dayanılmaz bir şeydir. Onunla ne yapacağını bilemezsen bu iktidarın çöküşü hatta intiharı bile olur. Zebercet, içi doldurulamamış bir özgürlük kavramıdır. Artık üzerinde baskı unsuru oluşturan herkes öldüğü halde, 33 yaşında genç ve alabildiğine özgür bir adam olduğu halde bununla ne yapacağını bilemez. Özgürce ölme hakkını kullanır. Bir yerde cumhuriyet eleştirisi daha doğrusu modernite eleştirisi olarak da kabul edilebilir bu roman. Özgür toplumların, dilediğince sevişen, dilediği gibi giyinen, yiyen, içen, eğlenen, dövüşen, çalışan, çalışmayan, seçen, seçmeyen, hunharca harcayan, tüketen, paşa gönlünün istediğini alan ya da yapan insanların, bu içi boş özgürlükle derin bir anlam boşluğuna sürüklenebileceğini kendi içinde sorgular. İçini dolduramadığın özgürlük , seni çok zorlu bir anlam arayışına sürükler. Anlam arayışı insanı daima intihar olgusuyla yüz yüze getirir. Çağımız özgürlükler çağı… Bu çağın en çok satan kitabı İnsanın Anlam Arayışı. Zebercet’in özgürce boynuna ipi dolamayı tercih ettiği sahne , yemek yemekten vazgeçme özgürlüğünü kullanan gençleri hatırlattı bana. İçi doldurulmamış sınırsız özgürlükler evreni… Zebercet, özgürlüğün tutsağıdır Z
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337,1bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Cemo
10/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
Muhteşem bir eser… Tuğla kadar sert, şiir kadar yumuşak… Bir söylence, bir masal gibi büyüleyici bir dille akıp giderken gerçekçiliğinden, toplumsallığından, tarihselliğinden zerre taviz vermiyor. Bu romandan sonra toplumun cumhuriyeti neden bir türlü benimseyememesi üzerine derin düşüncelere dalıyor insan…
Edebiyat
CemoKemal Bilbaşar · Can Yayınları · 20232,137 okunma
Bahçıvan ve Ölüm
4/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
Bahçıvan ve Ölüm, bir yas kitabı değil... yas, kayıp, acı temaları üzerine okuma yapanlar için doğru bir tercih olmayacaktır. Bir Ada İcat Etmek, ziyadesiyle yas ve kayıp üzerine inşa edilmiş, edebi değeri de olan bir romandır... Yas okumaları yapanlar bu ayrımı hemen yapabileceklerdir zaten. İyi denk geldiği için paylaşmak istedim. Biri yas üzerine kaleme alınmış bir roman, diğeri yastan söz eden içsel sayıklamalar... Gospodinov okumayı çok seviyorum, bana göre külliyatında en son sıraya koyacağım kitabı Bahçıvan ve Ölüm'dür. İlk sırada tabii ki Zaman Sığınağı vardır
Edebiyat
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,6bin okunma
PEYGAMBERİN ŞARKISI
6/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 79. kitabı
Şimdi eğri oturacağız doğru konuşacağız. Kitap öyle iyi başladı ki, elimden bırakamadım. Seçtiği konu itibari ile yazarına önce hayranlık duydum. İrlanda’da iktidar partisi olağanüstü hal ilan edince, dehşetli bir despotizm başlıyor ülkede. Dört çocuklu bir bilim insanı olan Eilish’in, öğretmen sendikasında görevli kocası bir gün gözaltına alınıyor ve bir daha geri dönemiyor. Rejim bütün muhalifleri tek tek çiğneyip tükürmeye başlıyor. Derken kadının 16 yaşındaki lise öğrencisi oğlu Mark da askerlik görevine çağırılıyor ve o da geri dönmüyor. Arkasından 13 yaşındaki oğlu Bailey de bir gece yaralı olarak hastaneye kaldırılıyor, ancak gözaltında gördüğü işkenceden sonra ölüyor ve bir ceset torbası içinde annesi tarafından teşhis ediliyor. Kitabı okumak çok da kolay değil, kalbimin çekiçle ezildiğini hissettim sürekli… çoğu zaman ağlamaktan yarım bıraktım … fakat sonra fark ettim ki yazar korkunç bir şekilde duygu sömürüsü yapmaya başladı okura. 180’inci sayfada bütün derdini meselesini anlatmayı başardığı halde 250’nci sayfaya kadar aynı ızdırabı mangalda döndürüp durmaya devam etti ve bu bana artık duygusal olarak sömürüldüğümü düşündürdü. Finalde de botlara atlayıp ülkeden kaçmayı salık verince sanırım sinirlerim bozuldu. Aklınız varken, imkanınız varsa önden pasaportlarınızı hazır edin, bir şekilde evi yurdu bırakıp uzaklaşmanın yolunu bulun aksi halde giden geri dönmeyecek, en iyisi en baştan kaçın gidin gibi bir sonuca varınca üzüldüm. Olmadı sanki… Ne bileyim…
Edebiyat
Peygamberin ŞarkısıPaul Lynch · Delidolu Kitap · 20241,955 okunma