Ömür

Ömür
@Edebiyatiyidir
Bence pek olmamış...
5/10
·456 syf.·
Beğendi
·
2020 13. kitabı
Balcıgil ne zaman kitap çıkarsa kısa bir sürede gidip alırım mutlaka, bu kitabı da hemen alıp okudum. İki gün içinde bitti. 6-7 Eylül olaylarını bir kurgu içine yerleştirmiş ve çok irdelenmeyen, hasır altı edilmiş bu acı olayı farklı bir bakış açısıyla yüzümüze tokat gibi çarpmış. Bu olayları bilmeyen ve tarih kitaplarından okumak istemeyen herkesin kolayca anlayabileceği basit bir üslupla anlatılmış konu. Kolay okunan bir kitap olmuş. Bu okur kitlesini artırma çabası olarak da görülebilir. Ancak bazı bölümler gereksiz ve sıkıcı , özellikle Yorgo, Lena ve Suzan 'ın arkadaşlık kısımları hemen geçilecek cinsten, hatta bazı şeyleri yeniden okumuş hissine kapılıyorsunuz. Tekrar tekrar "Ece ajandamı alıp..." demesi bile daraltıyor okuyanı. Asıl konu son 20-25 sayfada yer alıyor ve son çok tahmin edilesi. Ayrıca çok sık noktalama hatası yapılmış olması sinirlerimi alt üst etti. Ufak tefek hataları gerçekten görmem, herkes yapabilir, gözden kaçmıştır derim ama bu kitapta öyle bariz hatalar var ki... Fiilimsilerden, edatlardan, bağlaçlardan, şart ekli kelimelerden sonra virgül kullanılması; tırnak içinde verilen cümlelerden sonra nokta kullanılmaması, akrabalık bildiren kelimelerin büyük harfle başlaması hatta aynı sayfada " ...Teyzem, Teyze'm" şeklinde yapılan yazım yanlışları..."Önemli olan konu diyebilirsiniz." ancak okulda doğru şekilde öğretmeye çalıştığımız bu konular öğrencilerin aklına okudukları kitaplardaki halleriyle kalıyor ve öğrenci onları doğru zannediyor. Sonra "Ama öğretmenim !" vızıltılarıyla uğraş dur. Editörlere büyük sorumluluk düşüyor, tabii yazara da. Balcıgil, bence biyografik eserlerde daha başarılı: Celile, Yeşil Mürekkep, İpek Sabahlık gibi. Kurgu başka bir maharet... Kitap büyük övgüler alıyor, sanıyorum en çok satılanlarda da 3. sırada.
1000Kitap
En Hüzünlü EylülOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20243,724 okunma
Seçil Yardım Örengül isimli okura yanıt verildi
Ömür
Kendisine sosyal medyada noktalama konusundaki bu eleştirimi ilettim, ama sildi ya da görmedi.Umarım dikkate alır, önümüzdeki hafta yeni bir kitabı çıkacakmış, almayacağım bu yüzden.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·173 syf.··
2015 46. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2015 00:00
Struma olayı ve 12 eylül darbesinde yaşananların son derece duygusal biçimde, bir insanın hayatı üzerinden anlatılmasına şahit oluyoruz. Struma belgesel gibi anlatılmıyor. İlginizi çekiyorsa bunun için Struma - Halit Kakınç kitabını öneririm. Kitap için duygusal dedim. Ancak ağlak değil. Duygu sömürüsü de yapmıyor. Sizi anlamaya- anlayışlı olmaya zorlamıyor, katledilen 789 kişi - ve üstelik 103'ü çocuk için üzülmek zorunda bile değilsiniz. Ama bunlar gerçek ve yaşandı. Bunu bilmekte fayda var.
Karanlıkta Bir Ninni StrumaHakan Akdoğan · Aylak Adam Kültür Sanat Yayıncılık · 2014358 okunma
Ömür
Bana katılır mısınız bilmiyorum ama 12 Eylül kısmı daha etkileyiciydi. Gemi ile ilgili kısımlarda o etkileyicilik azalıyor. Cümleler daha kısa, hatta basit. Aynı konu , gemi, içinde yaşananlar daha farklı verilebilmesi. Tabii ki önemli bir kitap , önemli bir olay... Ancak eksik...
6/10
·248 syf.··
2018 37. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2018 21:53
--- Bu inceleme ufak tefek (belki de büyük) 'spoiler'lar içerebilir arkadaşlar. Sonra demedi demeyin:)--- Türkiye'de henüz herhangi bir Hasan Ali Toptaş kitabı okumamış 8 kişiden biri olarak, gerçek bir baskı ve endişeyle açtım kitabın kapağını... Artık bu buluşma gerçekleşmeli, ben de ortamlarda herkes gibi Hasan Ali Toptaş konusu açıldığında üzerine bir çift söz söyleyebilmeli, 'Türkçe'yi çok akıcı kullanıyor', 'betimlemeleri harika', 'ne kadar duru bir dili var' gibi kalıplar kullanarak kendimi ifade edebilmeliydim... İşte bu şartlarda başladı okuma süreci ve haliyle ilk sayfalar baya zor geçti benim açımdan. Hatta itiraf etmem gerekir ki, anlatıcı, eşine babasının yaşadığı problemin gerçek nedenini ilk kez anlatırken kitabı yarıda bırakmayı dahi düşündüm. Yeni bir Zülfü Livaneli vakası mı yaşayacaktım yoksa? Hasan Ali Toptaş da mı asıl konuya odaklanıp geriye kalan detayları çalakalem yazan bir yazardı? Çünkü kitaptaki çiftin 5 yaşında çocuğu olduğuna göre minimum 6-7 yıldır evli olmaları gerekiyor. Bunun bir de flört dönemi var tabii... Hadi biz yine de 6 yıl diyelim... Yahu bir insan 6 yıl boyunca babasının neden tek bacağının olmadığının gerçek sebebini karısına anlatmaz mı? Bunun hiç gerçek hayatta bir karşılığı var mı sizce? Hayır Aziz Amca'nın bacağı uyuşturucudan falan kesilse hadi, bir nebze anlarım durumu. Adam şoför yahu; kaza yapmış ve bacağı kurtaramamışlar. Herkesin başına gelebilecek bir durum. Ortada bir gizem falan da yok. O zaman neden 6 yıl boyunca karına anlatmazsın ki?! Konuyu bu kadar uzatmış olmamı garip karşılayabilirsiniz ama bence önemli bir konu. Çünkü okuduğum kitapların ilk bölümlerinde bu tip durumlarla karşılaştığımda bir anda kitaptan kopup uzaklaşabiliyorum. Ancak bu sefer 'yarım bırak jokeri'ni kullanmak istemedim açıkçası.
Edebiyat
Kuşlar Yasına GiderHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202022,1bin okunma
Ömür
Adını son zamanlarda çok duydum ve Denizlili olması ilgimi çekti. Bu kitabı -belki ismi hoş diye- aldım ve okudum. Bir gün sürmedi okumam. Sıkıldım çünkü belli bir olay bile yok. Denizli -Ankara arasında geçen bir trafik... Babanın öleceği de belli, insan ölür diyo kitabın başında... Başka bir kitabını okumam, bu fazla bile geldi.