Geri Bildirim

Karanlıkta Bir Ninni StrumaHakan Akdoğan

·
Okunma
·
Beğeni
·
807
Gösterim
Adı:
Karanlıkta Bir Ninni Struma
Baskı tarihi:
Ağustos 2014
Sayfa sayısı:
17 3
ISBN:
9786054849529
Kitabın türü:
Yayınevi:
Aylak Adam
Unutmak ihanettir. Topluma iradesini kazandırmak da tarihte yaşanan trajedileri unutmamakla mümkündür. Hakan Akdoğan, KaranlıktaBir Ninni - Struma ile Türkiye tarihinin unutulmaya yüz tutmuş kara yapraklarından bir demeti okurun önüne seriyor. Nazizmin zulmünden kaçarken Karadeniz’in karanlık sularına gömülen Yahudi mültecilerin yakarışları ile 12 Eylül işkencehanelerinden yükselen çığlıkların iç içe geçtiği anlatı, okurları bir kere daha insanlık onurunun, yaşamı savunmaktan geçtiğini düşünmeye sevk ediyor.
İnsanın, insansız yaşayamaması ama insana da kesinlikle katlanamaması ne ilginç paradokstur. Tarih bunun gibi binlerce katliamla, insanın insana kırdırıldığı felaketlerle doludur. Sözümona "insanlığın yararına" olan bu facialar, her millette ve her dönemde dil, din ve ırk ayırt etmeksizin yaşandı. Struma: Nazilerden kaçan 769 Yahudi'nin Filistin'e gitmek üzere bindiği, bir umut gemisiydi. Sürekli bozulan motoruyla İstanbul'un ışıklarını görecek kadar yakına geldi, motorunu tamir ettirip yoluna devam etmeyi amaçlarken karantinaya alındı. 769 can Türk kara sularında hastalığa, açlığa, susuzluğa aylarca direnmişken; atılan torpille sulara gömüldü. '80 darbesinin acılarına daha aşinayız, ailelerimizden dinledik, okuduk, izledik. Yakalanan Erdal'a adının Sait olduğu ve Sait'in yaptığı eylemler günlerce süren (bizim kuşağın 5 saniye dayanamayacağı) türlü işkencelerle kabul ettirmeye çalışılmış. Okurken mideme çiviler batıran bu olayların gerçek olmasından çok hâlâ bir yerlerde benzer felaketlerin yaşanıyor olması yaralıyor beni. Hakan Akdoğan, Struma felaketiyle '80 darbesinde yaşanan korkunç olayları bir öyküye sararak anlattığı bu kitabıyla ikinci kez beni kendisine hayran bıraktı. Her okurun sevebileceği bir tarzda olmayabilir ama benim tavsiyelerimden memnun kaldıysanız kesinlikle okuyun derim. =)
Zülfü Livaneli'nin Serenad adlı kitabında işlediği Struma olayını daha ayrıntılı bir şekilde çaresizce şile önünde bir rus denizaltı tarafından batırılışını anlatan bir kitap.
Kitapta hem Struma var hem darbe dönemi ve işkenceleri. Birbirinden farklı bu iki olay öyle güzel kesiştirilmiş ki bu kitapta. Okuduğunuz bir bölümde gemideki insanların çektikleri canınızı yakarken diğer yanda darbe dönemi sorgulama yöntemleri ve işkenceleri canınızı yakıyor. Yazar belki de bu iki kötü, can acıtan olayı birleştirirken bir yandan da din,dil,ırk,ideoloji ayrımı yapmaksızın insana zulmün insana acı verdiğinin/vermesi gerektiğinin mesajını veriyordur. Kim bilir ?
Struma olayı ve 12 eylül darbesinde yaşananların son derece duygusal biçimde, bir insanın hayatı üzerinden anlatılmasına şahit oluyoruz.

Struma belgesel gibi anlatılmıyor. İlginizi çekiyorsa bunun için Struma - Halit Kakınç kitabını öneririm.

Kitap için duygusal dedim. Ancak ağlak değil. Duygu sömürüsü de yapmıyor. Sizi anlamaya- anlayışlı olmaya zorlamıyor, katledilen 789 kişi - ve üstelik 103'ü çocuk için üzülmek zorunda bile değilsiniz.

Ama bunlar gerçek ve yaşandı. Bunu bilmekte fayda var.
Struma olayını Z.Livaneli'nin Serenadı sayesinde öğrenip araştırma ihtiyacı hissettim. Serenad'da o kadar basit ve etkileyici anlatılmıştı ki olay,merak etmeden yapamadım. Daha sonra da Struma ile ilgili 2-3 kitap okudum, Sunay Akın'ın da bir kitabında bahsediliyordu oradan da okumuş oldum ve bu olayın her kitapta o kadar da etkileyici anlatılamadığını farkettim. Ama Karanlıkta Bir Ninni Struma'da olay, yine Serenad'daki gibi merak uyandıran, kolay unutulmayacak bir şekilde anlatılmış olduğundan, Stuma konulu kitaplarımın devamı gelecek gibi duruyor
George Orwell kitapları yasaklayacak olanlardan korkuyordu. Aldous Huxley ise kitapları yasaklamaya gerek kalmayacağından, çünkü hiç kimsenin kitap okumayacağından korkuyordu.
Sevdiğimiz ya da zorla sevdirildiğimiz televizyon bizi yavaş yavaş kitaplardan, doğadan, duyarlılıklarımızdan, insanlığımızdan uzaklaştırıyor. Bitiyoruz.
" İyi huylu ve sabırlı olun. Yanınızdakilere merhamet edin. İtişmeyin ve güçlü olduğunuz için en iyi yeri kapmaya çalışmayın. İyi yerleri güçsüzlere bırakın. "
Hakan Akdoğan
Sayfa 29 - Aylak Adam Yayınları
"Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar,"
İnsan olmanın sınırı ''kendi insanının sınırları''ndan ibaret değil. Her zaman ayakta duramazsınız. Tökezlediğinizde kendi insanınız dışında birilerine muhtaç olursunuz. İşte o zaman ne kadar yanıldığınızı anlayacaksınız.
Yaşamlarımızın öznesi olmak hakkımız elimizden alınıyor.
Oğlunu uyuturken ona çektiği acıyı anlatan o kadının hüzünlü sesi ile aşağıdan gelen kadın sesi ne kadar da benziyor. Birisi kocasını, diğeri vatanını arıyor. Ben ise her ikisini birden.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Karanlıkta Bir Ninni Struma
Baskı tarihi:
Ağustos 2014
Sayfa sayısı:
17 3
ISBN:
9786054849529
Kitabın türü:
Yayınevi:
Aylak Adam
Unutmak ihanettir. Topluma iradesini kazandırmak da tarihte yaşanan trajedileri unutmamakla mümkündür. Hakan Akdoğan, KaranlıktaBir Ninni - Struma ile Türkiye tarihinin unutulmaya yüz tutmuş kara yapraklarından bir demeti okurun önüne seriyor. Nazizmin zulmünden kaçarken Karadeniz’in karanlık sularına gömülen Yahudi mültecilerin yakarışları ile 12 Eylül işkencehanelerinden yükselen çığlıkların iç içe geçtiği anlatı, okurları bir kere daha insanlık onurunun, yaşamı savunmaktan geçtiğini düşünmeye sevk ediyor.

Kitabı okuyanlar 33 okur

  • Sdf
  • Gün İlke Yıldırım
  • Tuğba Doğan
  • Nrdn Krmn
  • Alper
  • Berdan Tabar
  • mrtdgdvrn
  • Hatice topsakal
  • Cumhur Salan
  • Filiz Dereci

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%46.2 (6)
9
%7.7 (1)
8
%30.8 (4)
7
%15.4 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0