Karanlıkta Bir Ninni StrumaHakan Akdoğan

·
Okunma
·
Beğeni
·
872
Gösterim
Adı:
Karanlıkta Bir Ninni Struma
Baskı tarihi:
Ağustos 2014
Sayfa sayısı:
173
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054849529
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aylak Adam Kültür Sanat Yayıncılık
Baskılar:
Karanlıkta Bir Ninni Struma
Struma Karanlıkta Bir Ninni
Unutmak ihanettir. Topluma iradesini kazandırmak da tarihte yaşanan trajedileri unutmamakla mümkündür. Hakan Akdoğan, KaranlıktaBir Ninni - Struma ile Türkiye tarihinin unutulmaya yüz tutmuş kara yapraklarından bir demeti okurun önüne seriyor. Nazizmin zulmünden kaçarken Karadeniz’in karanlık sularına gömülen Yahudi mültecilerin yakarışları ile 12 Eylül işkencehanelerinden yükselen çığlıkların iç içe geçtiği anlatı, okurları bir kere daha insanlık onurunun, yaşamı savunmaktan geçtiğini düşünmeye sevk ediyor.

 
Serenad'ı okuyan herkesin yüreğini dağlamıştır Struma. Nazilerin zulmünden kaçmak için tüm umutlarını Struma'ya bağlamış bir sürü insan... Hayallerinin peşinden giderlerken başkalarının onların hayalleriyle oynayacağı akıllarında yoktu. Ama insan bu! Zorbalık, kötülük, ihanet, çıkarcılık var içinde ve her zaman çıkacak bir delik bulurlar vücuttan. Gecenin gündüzün üzerine çökmesi gibi çöktüler gemideki insanların umutlarının üzerine. Yaşlı, gebe, çocuk, hasta diye ayırmadılar. Çünkü sözde BÜYÜK devletlerin çıkar savaşları vardı. Batırdılar Struma'yı denizde... Hemen ölmeyenler çok acı çekti mi? Boğulmak çok can yakarmış; çocukların canı çok yandı mı? Onları bekleyen sevdikleri nasıl hafifletti yüreklerini? Ve en önemlisi yüzlerce insanın ahı havada kalır mı!!

Ve 12 Eylül işkenceleri... Sözde suçları kabul ettirmek için hücrelere kapatılan insanlar, elektroşok verilen insanlar, falakaya yatırılan ve tuza bastırılan insanlar, hücrelerde kendi dışkılarıyla yaşamak zorunda bırakılan insanlar...
Bu kitapta iki acıyı harmanlanmış olarak buluyorsunuz ve iki kat beddua etme hakkınız oluyor doğal olarak. Okudukça insanlıktan utanıyorsunuz, okudukça inanmak istemiyorsunuz, okudukça içinize çöreklenmiş acıyı atma şansınız azalıyor, okudukça her şeye tanık olan güneş terk ediyor gökyüzünü... Okudukça...

'Unutmak ihanettir. Topluma iradesini kazandırmak da tarihte yaşanan trajedileri unutmamakla mümkündür.' Unutmayın! Bu acılarla nasıl yaşanır nasıl ferahlar yürek bilmiyorum ama tanık olmadığım halde içimdeki vicdan susmuyor. Susmayın! Unutmayın! Struma, 12 Eylül ve daha nicelerini...
İnsanın, insansız yaşayamaması ama insana da kesinlikle katlanamaması ne ilginç paradokstur. Tarih bunun gibi binlerce katliamla, insanın insana kırdırıldığı felaketlerle doludur. Sözümona "insanlığın yararına" olan bu facialar, her millette ve her dönemde dil, din ve ırk ayırt etmeksizin yaşandı. Struma: Nazilerden kaçan 769 Yahudi'nin Filistin'e gitmek üzere bindiği, bir umut gemisiydi. Sürekli bozulan motoruyla İstanbul'un ışıklarını görecek kadar yakına geldi, motorunu tamir ettirip yoluna devam etmeyi amaçlarken karantinaya alındı. 769 can Türk kara sularında hastalığa, açlığa, susuzluğa aylarca direnmişken; atılan torpille sulara gömüldü. '80 darbesinin acılarına daha aşinayız, ailelerimizden dinledik, okuduk, izledik. Yakalanan Erdal'a adının Sait olduğu ve Sait'in yaptığı eylemler günlerce süren (bizim kuşağın 5 saniye dayanamayacağı) türlü işkencelerle kabul ettirmeye çalışılmış. Okurken mideme çiviler batıran bu olayların gerçek olmasından çok hâlâ bir yerlerde benzer felaketlerin yaşanıyor olması yaralıyor beni. Hakan Akdoğan, Struma felaketiyle '80 darbesinde yaşanan korkunç olayları bir öyküye sararak anlattığı bu kitabıyla ikinci kez beni kendisine hayran bıraktı. Her okurun sevebileceği bir tarzda olmayabilir ama benim tavsiyelerimden memnun kaldıysanız kesinlikle okuyun derim. =)
Zülfü Livaneli'nin Serenad adlı kitabında işlediği Struma olayını daha ayrıntılı bir şekilde çaresizce şile önünde bir rus denizaltı tarafından batırılışını anlatan bir kitap.
Kitapta hem Struma var hem darbe dönemi ve işkenceleri. Birbirinden farklı bu iki olay öyle güzel kesiştirilmiş ki bu kitapta. Okuduğunuz bir bölümde gemideki insanların çektikleri canınızı yakarken diğer yanda darbe dönemi sorgulama yöntemleri ve işkenceleri canınızı yakıyor. Yazar belki de bu iki kötü, can acıtan olayı birleştirirken bir yandan da din,dil,ırk,ideoloji ayrımı yapmaksızın insana zulmün insana acı verdiğinin/vermesi gerektiğinin mesajını veriyordur. Kim bilir ?
Struma olayı ve 12 eylül darbesinde yaşananların son derece duygusal biçimde, bir insanın hayatı üzerinden anlatılmasına şahit oluyoruz.

Struma belgesel gibi anlatılmıyor. İlginizi çekiyorsa bunun için Struma - Halit Kakınç kitabını öneririm.

Kitap için duygusal dedim. Ancak ağlak değil. Duygu sömürüsü de yapmıyor. Sizi anlamaya- anlayışlı olmaya zorlamıyor, katledilen 789 kişi - ve üstelik 103'ü çocuk için üzülmek zorunda bile değilsiniz.

Ama bunlar gerçek ve yaşandı. Bunu bilmekte fayda var.
Struma olayını Z.Livaneli'nin Serenadı sayesinde öğrenip araştırma ihtiyacı hissettim. Serenad'da o kadar basit ve etkileyici anlatılmıştı ki olay,merak etmeden yapamadım. Daha sonra da Struma ile ilgili 2-3 kitap okudum, Sunay Akın'ın da bir kitabında bahsediliyordu oradan da okumuş oldum ve bu olayın her kitapta o kadar da etkileyici anlatılamadığını farkettim. Ama Karanlıkta Bir Ninni Struma'da olay, yine Serenad'daki gibi merak uyandıran, kolay unutulmayacak bir şekilde anlatılmış olduğundan, Stuma konulu kitaplarımın devamı gelecek gibi duruyor
George Orwell kitapları yasaklayacak olanlardan korkuyordu. Aldous Huxley ise kitapları yasaklamaya gerek kalmayacağından, çünkü hiç kimsenin kitap okumayacağından korkuyordu.
Yaşamak değerini kaybediyor giderek. Böyle olunca ölüme daha kolay katlanabiliyor insan. Yavaş ölüm en zoru. Bir anda ölüp kurtulasım geliyor bazen.
Sevdiğimiz ya da zorla sevdirildiğimiz televizyon bizi yavaş yavaş kitaplardan, doğadan, duyarlılıklarımızdan, insanlığımızdan uzaklaştırıyor. Bitiyoruz.
" İyi huylu ve sabırlı olun. Yanınızdakilere merhamet edin. İtişmeyin ve güçlü olduğunuz için en iyi yeri kapmaya çalışmayın. İyi yerleri güçsüzlere bırakın. "
Hakan Akdoğan
Sayfa 29 - Aylak Adam Yayınları
"Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar,"

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Karanlıkta Bir Ninni Struma
Baskı tarihi:
Ağustos 2014
Sayfa sayısı:
173
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054849529
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aylak Adam Kültür Sanat Yayıncılık
Baskılar:
Karanlıkta Bir Ninni Struma
Struma Karanlıkta Bir Ninni
Unutmak ihanettir. Topluma iradesini kazandırmak da tarihte yaşanan trajedileri unutmamakla mümkündür. Hakan Akdoğan, KaranlıktaBir Ninni - Struma ile Türkiye tarihinin unutulmaya yüz tutmuş kara yapraklarından bir demeti okurun önüne seriyor. Nazizmin zulmünden kaçarken Karadeniz’in karanlık sularına gömülen Yahudi mültecilerin yakarışları ile 12 Eylül işkencehanelerinden yükselen çığlıkların iç içe geçtiği anlatı, okurları bir kere daha insanlık onurunun, yaşamı savunmaktan geçtiğini düşünmeye sevk ediyor.

 

Kitabı okuyanlar 40 okur

  • svcnzbk
  • verda bph
  • Özcan Özdemir
  • Gunes Keskin
  • EySelim
  • Dolunay Hamurcu
  • Sdf
  • Gün İlke Yıldırım
  • Tuğba Doğan
  • Nrdn Krmn

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%41.2 (7)
9
%5.9 (1)
8
%29.4 (5)
7
%11.8 (2)
6
%5.9 (1)
5
%0
4
%5.9 (1)
3
%0
2
%0
1
%0