EDEBİYAT MIZRABI

EDEBİYAT MIZRABI
@Edepyahu
youtube.com/@fikirartezyeni... Bir gün ölmek için her gün yaşıyoruz.Azmizâde Hâletî Efendi
âhâr: Kağıtların yazıyı kolay kabul etmesi için yapılan terbiyeye âhâr veya âher denir. Yumurta akıyla veya pişirilmiş toz pirinç (nişasta)ile yapılır…Âhârın en büyük özelliği, yanlış yazıların su, tükürük vs. ile silinebilmesi ve yerine doğrusunu yazılabilmesidir. Yani âhârlı kağıt aynı zamanda silgi kullanılmayan kağıttır. Bu tür kağıtlar nem, küf, kitap kurtları ve zamana karşı dayanıklıdırlar. El yazması eserlerin uzun müddet harap olmamasının nedenlerinden biri de kağıtlarının âhârlı olmasıdır.
Sayfa 11 - Kapı Yayınları - 17. Basım 2008
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Afyonu patlamak
Afyon: Haşhaş kozalağının sütünden ibaret olup keyif verici maddeler arasında sayılır. ..Afyon mübtelaları önceleri mercimek büyüklüğünde, sonraları da fındık büyüklüğünde afyon yutarlarmış. Özellikle ramazan ayında Afyon tiryakileri küçük haplar şeklinde hazırladıkları afyonları birer, ikişer, üçer kat kağıda sarıp yutarlarmış. Midede bunlar birer-ikişer saat arayla patlayınca afyon zevki bütün gün devam edermiş. Halk arasındaki “afyonu patlamak“ ve “hapı yutmak“ tabirleri buradan gelir. Bu işleme, eskiler afyonu kefenlemek derlermiş.
Sayfa 8 - Kapı Yayınları - 17. Basım 2008
Edebiyat
Âfet: Başı kadın, boynundan aşağısı aslan şeklinde efsanevî bir yaratık. Bunun suda yaşayanla afet-i âb denir ki bizim deniz kızı (mâlik-i derya) tabir ettiğimiz, başından beline kadar insan, belinden aşağısı balık olduğu söylenen, adıvar kendi yok yaratıktır. Bu tür afetlerin yüzü o kadar güzelmiş ki onları bir defa gören kişi bir daha iflah olmayacak derecede aşk belasını tutulup helak korurlarmış. Bugünkü afet kelimesi de bu efsaneden dolayı kullanılır. Nitekim birinin fevkalade güzelliği anlatılırken “âfet” deriz.Âfet kelimesinin “bela” ve “musibet” anlamında keza bu efsane ile ilgilidir.
Sayfa 8 - Kapı Yayınları - 17. Basım 2008
Alıntı
Köroğlu destanında anlatıldığına göre Köroğlu, avladığı kuşu bir gölde yıkarken kuş canlanır. Köroğlu bunu babasına haber vermeye gider. Geri döndüğünde göl bin parçaya bölünmüş ve Bingöl olmuştur.
Sayfa 3 - Kapı Yayınları - 17. Basım 2008
Alıntı