- Ama İranlılar kendi kendilerini yönetmeyi başarıp rüştlerini ispat ederlerse, bu durum Hintlilerin gözünü açabilir! O zaman da İngiltere’ye tasını tarağını toplamak düşer. Bir de petrol sorunu var tabii. 1901’de bir İngiliz vatandaşı, yirmi bin sterlin karşılığında tüm İran Şahlığı’nın petrolünü işletme imtiyazını aldı.
Sayfa 252 - Yapı Kredi Yayınları - 107. Baskı Kasım 2024
- Bu ülkeye geldiğimde, kocaman kocaman sakallı adamların bin ikiz yıl önce işlenmiş bir cinayet için hala hıçkırıklara boğulup dertlenmelerini anlamıyordum. Artık anladım. İranlılar geçmişte yaşıyor, çünkü geçmiş onların vatanı, çünkü şimdiki zaman hiçbir şeyin onlara ait olmadığı yabancı bir ülke. Bizim gözümüzde modern yaşamın, insanın özgürleşmesinin simgesi olan her şey onlara göre yabancı egemenliğinin ve baskısının simgesi: Karayolları, Rusça demek; demir yolu, telgraf, banka, İngiltere; posta dedin mi Avusturya-Macaristan…
Sayfa 247 - Yapı Kredi Yayınları - 107. Baskı Kasım 2024
Rivayete göre, Emevi sarayındaki bir Frenk elçisi Şiilerin en büyük şehidi olan Hüseyin’in ölümünden çok duygulanmış ve bu cinayeti kınadığını öyle gürültülü bir biçimde dile getirmiş ki onu da idam etmişler.
Sayfa 246 - Yapı Kredi Yayınları - 107. Baskı Kasım 2024
Biz gerçekten bir kukla sahnesindeyiz:
Kuklacı Felek Usta, kuklalar da biz.
Oyuna çıkıyoruz birer, ikişer;
Bitti mi oyun, sandıktayız hepimiz.
Ömer Hayyam
Sayfa 243 - Yapı Kredi Yayınları - 107. Baskı Kasım 2024
“Cennet” manasında kullandığımız paradis’nin kökeninde “bahçe” manasına gelen eski bir Farsça sözcüğünün, “paradeaza”nın bulunduğunu hatırlatmaktan da geri kalmamıştım.
Sayfa 227 - Yapı Kredi Yayınları - 107. Baskı Kasım 2024