Ne samimi bir kitaptı! Gönlümde eşi gurbette yahut askerde olan , dışlanmış yalnız bir annenin çocuğu ile paylaştığı bir parça helal ekmek tadı bıraktı. Çocuğun ağzından anlatırken çocuğu; kadının ağzından kadını iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Hele hele hikayelerin tamamına sinmiş yoksulluk , kimsesizlik , dışlanmışlık öyle gerçekçi anlatılıyor ki eseri ruhunuzla okuyorsunuz. Onlarla birlikte üzülüyor, onlarla birlikte korkuyor ve üşüyorsunuz.
Arka kapakta Haraç adlı hikayenin bir başyapıt olduğu yazıyordu ama bu sözü ciddiye almamıştım ancak yorumcu haklıymış gerçek bir başyapıt okuyacaksınız.