Joachim onu almak için odaya geldiğinde, üstünü değiştirmek istedi ama Joachim geç kaldıklarını söyleyerek ona izin vermedi. Geç kalmaktan nefret ederdi. Yemeğe bile tam zamanında gidemeyecek kadar zayıf iradeli olduktan sonra, insan, nasıl olur da ilerleme kaydedebilir ve askere gidebilecek kadar sağlığına kavuşabilirdi.
O kadar güzeldi ki gökyüzü lacivert bir kadife gibi şehrin üstünü örter, ışıklar da olduğundan yıldızlar çok yakın gözükürdü. Hele çöl gecesi fevkalade güzeldir, gündüz sıcaktan bunalır, gece soğuktan titrer, sonra üzerine bir şey alır oturursun; gökyüzü iyice alçalır, açılır. sanki üzerinde pırlantaları olan güzel bir kadife gibi gelip insanı sarmalar, bakmaya doyamazsın.
Saime Hocahanım Şeyhi İzmirli Mustafa Efendi'den "Cenab-ı Haktan bir şey isterken himmetinizi âli tutun, sonra da verdiğine razı olun", "Yani isterken en iyisini isteyin, nasip olana da şükredin" sözünü aktardı.
Sanat, dış hayatın elden geldiği kadar kullanılıp, iç hayatın en kuvvetli bir şekilde harekete geçirilmesindedir. Çünkü hayat, ilgimizin konusudur. -Roman yazarının ödevi, büyük olayları anlatmak değil küçükleri ilgi çekici hale sokmaktır."