Süleyman Numan'ım viziteye girmeden evvel ve viziteden sonra asistanlarıyla yaptığı münakaşaları cidden nefisti. Yeni ve güzel fikirler verir, çalışma yollarını gösterir, asistanın yaptığı küçük büyük her ışın hakkını verir, teşvik eder ve bunu diğer asistanlarla öğrencilerin önünde yapmaktan zevk alırdı. Derslerinde Türk âlimlerini anmaya önem verir, asistanlarının yaptığı bir muayeneyi, bulduğu bir şeyi mutlaka onun ismiyle anar ve bir yolunu bulup birçok şeyi asistanlarının kendisinden iyi bildiklerini söylerdi. Zekileri çok sever, fakat çalışkanları daha çok takdir eder ve çalışkanlığı zekâdan üstün tutardı.
Süleyman Numan Bey hastayı gayet detaylı ve metodik muayene eder, çok titiz davranırdı. Asistanın perküsyon için parmaklarını nasıl tutacağıyla, stetoskobu hastayı rahatsız etmeden nasıl tutmak gerektiğiyle uzun uzun uğraşırdı. Muayenede hastayı incitmemeye dikkat eder, hastanın rahatsız bir vaziyetini görse hemen kendisini düzelterek asistanlara örnek olurdu. Gülhane'de çok iyi bir hasta bakımı vardı. Süleyman Numan Bey, bir hastanın yüzünün silinmemiş, ağzının temizlenmemiş veya yatağının biraz kirlenmiş olmasına tahammül edemezdi. Hastalara daima ümit verir, morallerini yükseltirdi. Hasta dalgın, hatta can çekişiyor bile olsa, yanında durumunun ağır olduğunu ima eden bir söz söylenmesine müsaade etmezdi.