... ama bazen canın o kadar acıyordu ki, aynı acıyı bir kez daha yaşamamak için kendini sandalyelere çivileyebilir, kapıları kilitleyip anahtarları yutabilirdin.
Sen kıyıda yan yatmış bir yelkenli, beyaz, her şeyi uzaktan seyrediyordun.
Batacak mısın kestiremiyordun.
Ona kalbini kırması için tüm izinleri verdiğini düşündün.
O şahaneliğine çamurlu ayaklarıyla girip ortalığı savaş alanına çevirmesine.
Atını bağladığın tüm ağaçları kökünden sökmesine!