Dünya’nın ilk entelektüel çizgi bant serisi :) Peanuts çetesi 20. yy mizah ve çizgi dünyasına damgasını vurmuş ve günümüzde hala milyonlarca hayranı olan bir seri. Animasyona ve sinemaya da uyarlanınca ünü iyice yayıldı.
Çizer Charles M. Schulz sade ve usta çizgisini çok zekice düşünülmüş felsefi espirilerle süslüyor. Peanuts’ın en ünlü karakterleri tabii ki kötümser Charlie Brown ve dünyayı umursamayan cool köpeği Snoopy :) Ancak diğer karakterleri de bence çok başarılı tasarlanmış. Bu kitap Charlie Brown’ı merkeze alsa da Snoopy’nin de çok sayıda kısa hikayesi mevcut.
Serinin hem yazarı hem de çizeri olan Charles Schulz üç dört karede, üzerine sayfalarca kitap yazılabilecek konuları öyle ustalıkla ele alıyor ki takdir etmemek elde değil. Bir çizgi bant serisi olduğu için çok hızlı okunuyor. Açıkçası hemen bitmesin diye azar azar okumaya çalıştım :) Serinin diğer kitapları “Aşk dediğin nedir” ve “Arkadaşlık dediğin nedir”i de en kısa zamanda okuyacağım. Çocuklar için diye düşünmeyin fazlasıyla yetişkinlere hitap eden bir seri bu. Çizgi, mizah ve felsefe seven herkese...
Deniz kabuğuna tekrar baktım. Durup dururken hafifçe titremeye başladım ve nabzım yükseldi. Mağaranın tuhaflığı, kaygan taşlar ve yapışkan çamur zemin, daracık merdivenler, karanlık, nerede olduğumu bilmemenin getirdiği şaşkınlık, Şapel'de titreşen ışıklar, kuyruğunun altında bir insan kolu olan garip, iki başlı aslan; tüm bunlar bana fazla gelmişti. Ama hiçbiri beni deniz kabuğu kadar etkilememişti. Ne anlama geldiğini bilmiyordum. Deniz kabuğuna ne kadar uzun bakarsam o kadar sade görünüyordu. On dört bin yıl evvel bir gün ya da bir gece vakti, bir adam ya da bir kadın, bir kız veya bir erkek çocuk, bu mağaraya nadir ve kıymetli bir nesne getirmiş ve bu nesneyi, sonsuza dek burada kalmasını umut ederek yarığın köşesine yerleştirmiş ve nesne sonsuza dek burada kalmış.
Laming-Emperaire kendisinden sonraki bilimsel dünyayı Paleolitik sanatın "ilkel" olmadığına ikna etti. Bu sanat eserlerini yapanlar da "ilkel" insanlar değildi. Tıpkı Max Raphael gibi Laming-Emperaire de mağara sanatçılarının uzun bir tarihe ve etraflarındaki dünyanın anlamını sorgulamaları ve bu konuda kafa patlamaları sonucu ortaya çıkan muazzam bir mitolojiye sahip gelişmiş bir medeniyet içerisinde yaşadıklarını düşünüyordu.