ÇOCUKLARA DAİR ;
Bebesini göğsüne bastırmış bir kadın dedi ki, bize Çocuklardan Söz Et. O da dedi ki:
Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil.
Onlar Hayat’ın kendine duyduğu hasretin oğulları ve
kızları.
Onlar sizin sayenizde gelir ama sizden değildir. Sizinle birlikte olsalar da size ait değildir.
Onlara sevginizi verebilirsiniz ama düşüncelerinizi değil... Zira kendi düşünceleri var onların.
Onların bedenlerini barındırabilirsiniz ama ruhlarını değil…Çünkü ruhları geleceğin
evinde, sizin düşlerinizde bile ziyaret edemeyeceğiniz o yerde yaşar.
Onlar gibi olmaya çabalayabilirsiniz, ama onları kendinize benzetmeye çalışmayın...
Çünkü ne geri gider yaşam ne de oyalanır dünle. Sizler yaysınız, çocuklarınız da bu
yaylardan fırlatılan canlı oklar.
Okçu sonsuza giden yoldaki hedefi görür ve okları tez gitsin, ırak gitsin diye gerer sizi var
gücüyle.
Okçunun elinde gerilmek mutluluk versin size; çünkü O sağlam yayı da sever, uçan oku
sevdiği kadar.
Daha da fazla uzatmadan:)))
Eser laf kalabalığı yapmadan vermek istediklerini vermiş ve dili o kadar etkileyici ki bazen cümlelerini anlamından bağımsız tekrar tekrar okumak istiyorsunuz. Sohbet tarzında ve samimi üslupla yazıldığından kitabın içindeki atmosfere, dünyaya hemencecik giriyorsunuz...
Hümanizmin, hoşgörünün, bu kadar naif anlatıldığı başka bir şey okumamıştım.Keşke daha uzun olsaydı diyor insan bitirince.. Öyle naif öyle etkili cümleler var ki benim gibi başlar başlamaz bi solukta okuyacak kendinizi kaptiracaginiz bir eser:))