Neredeyse 90 yıllık yaşamına, Osmanlı’nın son dönemi Cumhuriyet’in yıllarına şahitliği, Atatürk’le olan hatıraları, her zaman eser verme arzusunda olup birikimini 40’ından sonra taçlandırması, defalarca ölüme tekme atması gibi gibi ne çok kıymetli bir yaşam öyküsü. Okudukça ufkunuz genişliyor, biyografi okumakla kalmıyor seramik sanatının içine de giriyorsunuz ama yalnız seramik sanatı da değil, bir ailenin içine, yaşanmışlıklarına, Cumhuriyetle olan bağdaşmalarına. Osmanlı’nın son dönemini aile içinde izliyor, Cumhuriyet sonrası olayların içine giriyorsunuz. Muhteşem bir eser. Bu kadar başarılı yazılabilirmiş.