"Mülkiyet, baylar, bir cinayettir!" Servetimi, bunu hak eden bir yoksulla paylaşacak kadar yüce gönüllü olmadığımdan, onu olası hırsızların insafına bırakıyor, böylece adaletsizliği rastlantıyla düzelteceğimi umuyordum.
Çünkü nerede olursam olayım -bir gemi güvertesinde, Paris'te bir sokak kafesinde ya da Bangkok'ta- hep aynı sırça fanusun içinde kendi ekşimiş havamda bunalıyor olacaktım.
Nasıl yüzüm kızarmasın görünce karşımda On binlerce insanın yakın ölümlere gittiğini?
Bir esinti uğruna, şan olsun diye, Mezara gidiyorlar yatağa gider gibi.
Birkaç dönüm yer savaşıp alacakları, Orduların kılıç oynatmasına elvermez, Ölülerin gömülmesine yetmez bir avuç toprak