Ahmet İlhan

Ahmet İlhan
@Ehmat
Birikim, Doğubatı, Ekeleştiri, Cumhuriyet kitap, gazeteduvar, artıgerçek gibi gazete ve dergilerde makaleler yazar. Yayımlanmış dört kitabı var.
Puan vermedi·160 syf.··
2020 27. kitabı
SAMUEL BECKET-HİÇ İÇİN METİNLER çev: uğur ün....ayrıntı yay./140 sayfa beckett, çağımız insanının içerisinde bulunduğu anlamsız boşluğu ve tekdüzeliği en iyi anlayan ve anlatanlardandı. deneysel edebiyatın ve varoluşçuluğun en büyük yazarı beckett, ''godot'yu beklerken'' eserinde hepimizi godot'uyu bekleyişin ortasında bırakmıştı da bir türlü gelmemişti godo... benim açımdan 'hiçbir şeyi' anlatmayı seçen, hiçlik metinlerini anlamlandırmak/okumak; bir şey anlatmayı ilke edinenleri okumaktan daha zordu. hiçliğin içini oyan ve insansız krallığında öznel-nesnel tüm duyumlarını yitirmiş,sanrısal bir kimliği bile kalmamış anlatıcı, çelişkilerle,karşıtlıklarla dolu bir söylem içinde sunar öykülerini. kitapta, 'ilk aşk' ile başlar öyküleri beckett'in. ilk aşk,insansız krallığında sessiz ve dingin bir hayatı amaçlayan genç bir şizofrenin karşı cinsle yaşadığı tuhaf deneyim anlatılır.aşk dedikleri bir sürgündür...kadınları pek tanımıyordum o günlerde. hala tanıdığım pek söylenemez ya. erkekleri de . hayvanları da. en çok acılarımı tanıdığımı söyleyebilirim, derinlemesine olmasa da...bir evliliktir aslında bahsettiği ama o derece yabancı,ayrıksı,soğuk,duygusuz,insani olandan uzaktır ki anlatma biçimi, beckett insanın kendinde birikmiş biçimine isyan etmekte ve yadsımaktadır. bu anlatma biçimi anti-edebiyatın parlak bir sürümüdür de aynı zamanda. samuel beckett, yer altı edebiyatının,anti kahramanların ve anti edebiyatının parlak yazarıdır... klasik söz diziminin,bütün noktalama kurallarının,öykü tekniklerinin dışına taşarak yeraltı edebiyatının başyapıtı 'acaba nasıl?' a ulaşacaktır bu kitabıyla. 'atılmış' öyküsünde amaçsızca bindiği faytonla bütün gün gezmeyi isteyecek,ardından fayton sürücüsüyle sohbeti geliştirip akşam evine gidecektir ama illa da ahırda atın yanında
Hiç İçin MetinlerSamuel Beckett · Ayrıntı Yayınları · 2016704 okunma
Reklam
Puan vermedi·416 syf.··
2020 26. kitabı
URSULA K. LE GUİN/SÖZCÜKLERDİR BÜTÜN DERDİM(HAYAT VE KİTAPLAR ÜZERİNE YAZILAR)/HEP KİTAP/412 SAYFA Ursula K. Le Guin’in Türkiye’de yayımlanan son kitabı Sözcüklerdir Bütün Derdim, bir okuma serüveni kitabı. 2018 yılında aramızdan ayrılan California doğumlu yazar, Amerika’nın en önemli bilim kurgu yazarları arasında sayılıyor. Ayrıca şiirleri, tiyatro oyunları, çocuk ve gençlik edebiyatı alanında da eserleri var. Yazar, Hugo Ödülü, Locus Ödülü, World Fantasy Award Ödülü gibi seçkin ödüllere layık görülmüş… Yazar bu kitabında çeşitli seminer, konferans konuşma ve sunumları ile makalelerini derlemiş. Kitabın bir bölümünde çeşitli kavramlar üzerine düşüncelerini dile getiren yazar, bir bölümünde de okuduğu kitaplar ve yazarları hakkında yorumlarda bulunmuş. Düşünce kitaplarını bir romanı tanıtır gibi tanıtmak mümkün olmadığından genel olarak içeriğinden bahsedip bir okuyucu olarak altını çizdiğim hususlar açısından tanıtabilirim. Yazar, başlangıçta hayal kurmanın insanın biricik ayrıcalığı olduğundan bahsetmiş ve oradan fantazyanın kendisi açısından önemine ve tarihsel sürecine değinmiş. Kurgu ve yaratının gerçeklik vs. tüm kategorilerin üzerinde bir değere sahip olduğunu söylüyor. Fantazya( phantosia) Yunanca, görünür kılma anlamında bir sözcük…. *bir algı nesnesinin zihinsel olarak kavranışı, *zihnin kendini dış dünyaya bağlama eylemi, *var olmayan şeylerin zihinsel temsillerini oluşturma sürecini, kabiliyetini veya bunu neticesini kapsama… *Victoria Çağı ve modern dönemlerde fantazya yazarları, genellikle yaptıkları şey konusunda mahcup haldeydi. Bu metinlerin salt garip fikirlerden oluştuğunu , gerçek edebiyatın içine eden veya Levis Coroll’un yaptığı gibi edebiyatı sinsice geçiştiren cinsten olduklarını, ‘’ çocuklar için’’ yazdıklarını ve bu sebeple üzerinde
Sözcüklerdir Bütün DerdimUrsula K. Le Guin · Hep Kitap Yayınları · 201867 okunma
Puan vermedi·574 syf.··
2020 25. kitabı
LOUİS-FERDİNAND CELİNE/ GECENİN SONUNA YOLCULUK-YKY yayınları……Çev: Yiğit BENER, 555 sayfa Ferdinand Bardamu’nun tüm yaşamında bir kez derinden duygulandığını, gerçekten acı çektiğini okudum. O da Amerika’da ve Ford fabrikalarında işçiyken onu daha önce hiç karşılaşmadığı bir biçimde pazarlıksız, içten, büyük bir şefkat ve iyilikle seven Molly ( hayat kadını sevgilisi) yle yaşadığı ilişki zamanında olmuştur. Bardamu ne Fransa’da tıp öğrencisiyken ne savaşın içindeyken ne Ford fabrikasında işçiyken ne Afrika’da geçim derdinde sürünürken ne de daha sonra Fransa’da yoksul mahallelerde hekimken asla bu denli hayatı ciddiye alıp acı çekmemişti. Ferdinan Bardamu’nun hayatı boyunca sevdiği bir insan olmuşsa o da Molly’dir diyebiliriz. Oysa kendisine aslında hiçbir kötülüğü olmayan başka bir sevgilisi Lola için hiç de iyi şeyler düşünmez. Genel olarak herkes kötüdür. Savaşta askerler, Afrika’da yerliler, işçiler, Amerika’da Molly dışında herkes, Fransa’da hastaları, müşterileri, yoksul mahallelerde yaşayanlar kısacası herkes kötüdür. Bu kötülükten Ferdinand da azade değildir. O da kötüdür. Ama bir farkla o, aynı zamanda anlatan ve gösterendir. İyilik-kötülük ölçüsünü eline geçirmiştir. İçindeki kötülüğün hesaplanamaz boyutunu kapatmanın bir yolu da dışındaki tüm yaşamı kötü ve değersiz göstermektir. "Kanla ve özdeyişlerle yazan, okunmak değil, ezberlenmek ister." Dr. Louis-Ferdinand Destouches ya da Céline (1894-1961), Gecenin Sonuna Yolculuk'u 1932'de yazdı. 1. Dünya Savaşı'nın ardından, ikincisine çeyrek kala. Kan kokuyor. Kan, yoksunluk, hastalık, ölüm, sıcak, tuvalet, yara, et, yine de kahkaha... Biz, tam yetmiş yıl sonra, yeniden indiriyoruz Yolculuk'u kızağından. Adını hiçbir şeyle birlikte anmadan, karşılaştırmalar yapmadan. Bir biçem, bir dil, gecenin sonunda
Gecenin Sonuna YolculukLouis Ferdinand Celine · Yapı Kredi Yayınları · 20265,1bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2020 24. kitabı
CEHENNEM ÇİÇEĞİ-ALPER CANIGÜZ-roman,221 sayfa,april yayınları...polisiye gibi,2013 basımı... ''hakikat, bebeğim; ölümü aydınlatırken hayatı gölgeler.''... ve ''gölgesini kaybeden insan,gölgesinin kendine dönüşür.'' ve “elbette.” ceketini çıkartıp yanıma kıvrıldı babam. “sana eğlenceli bir masal anlatayım öyleyse.” “hayır. hüzünlü bir hikaye anlat bana.” “hüzünlü mü? niye ki?” “babacığım,” dedim. “sen de biliyorsun, vakit mutlu hikayeler için çok geç.” ve “bilirsiniz , insanlar doğar, ölür ve sonra büyür” ve daha nice hakikatli aforizma ile dolu bir roman. ancak malumatfuruşluk taslamadan olağan, doğal bir fısıltı gibi hayatın dudaklarından dökülen aforizmalar bunlar. o yüzden dokunaklı ve yürekte yaralayıcı etkileri var... ... alper canıgüz'ü bana bir yakınımın üniversiteli kızı tanıttı. son dönem romancılarımıza karşı mesafeli duruşumu bildiğinden: ''bu, bildiğin gibi değil, çok farklı, zeki, keyifli, hüzünlü...mutlaka okumalısın!'' dedi. ben de dozajında bir şüphecilikle aldım okudum. ve sonuç muhteşem.... alper kamu, henüz beş yaşında ama entelektüel ve her konuda yetişkinlerde olabilecek bilgi birikimine sahip, arada demlenen, sigara paketine doğru hafiften yekinen, psikoloji bilen, iyi düzey romanların okuyucusu, müthiş zeki, oldukça kaçık, cinayet büronun çözemediği karışık cinayetleri bir hafiye gibi takip eden ve sonunda mutlaka çözen, kendinden epeyce büyük kızlara gururlu bir erkek edasıyla aşık olup arada trip atan, rocon kesen, gözü pek, mahalle arası çete lideri bir çocuk... işte bu çocuğun, kötürüm bir çocuğun öldürüldüğü cinayeti ve eski bir aşk hikayesindeki muammayı çözdüğü bir hikayeyi anlatıyor roman. alper canıgüz, gerçekten bir solukta okunacak bir roman yazmış...enerjik, coşkulu, sık sık kıskandıran zeka kıvılcımlarının sergilendiği
Cehennem ÇiçeğiAlper Canıgüz · April Yayıncılık · 20137,8bin okunma
Puan vermedi·250 syf.··
2020 23. kitabı
ORHAN KEMAL/KAÇAK)roman)316 sayfa...altın kitaplar serisinden,1970'te basılan baskısından... bir sahafta görmüştüm, orhan kemal'in 'kaçak'romanının ilk basımını ve aldım. roman 1970'te yazarın son romanı olarak basılıyor. yazar romanını 'hanımın çiftliği'romanının devamı gibi kurguluyor.romanda sık sık 'hanımın çiftliği'ni anımsatan göndermeler yapar,olayı hatırlatan cümleler kurar. toplumcu gerçekçi romanımızın en önemli yazarıdır orhan kemal. yoksul,sürgünde,her çeşit işte,beş yıl hapiste ve ömür boyu geçim darlığı içinde geçen bir hayatı 56 yıl gibi kısa bir sürede tamamlar,yazar. orhan kemal, hikayede araya girmeleri hiç sevmez. o, romanını diyaloglarla kurar. bir diyalog ustasıdır. psikolojik tahlilleri, karakter oluşturmayı betimlemeler üzerinden yapmaz. bunu daha çok çağıl çağıl akıttığı diyaloglarıyla başarır ki bu oldukça özgün bir metottur. orhan kemal,romanlarında çok iyi bildiği çukurova'yı,insanını,iş yaşamını,kır-köy hayatını, yoksulları,dışlanmışları, düzenin ezdiklerini anlatır. bir düşünsel arka plana dayansa da propaganda yapmayı, ajitasyonu sevmez, yazar.bir karakter çizme ustasıdır orhan kemal. 'bekçi murtaza' gibi ölümsüz bir karakter kazandırmıştır edebiyatımıza. ki bu, yetenek çok az yazara nasip olur. bu aralar roman okurken ister istemez son dönem romancılarımızla, eski ustaları karşılaştırıyorum. geçen haftalarda bir değerlendirmede bulunmuştum, kültürel,sanatsal,düşünsel dünyamızın sığlaştığı-kısırlaştığı-içeriksizleştiği gide gide niteliksizleştiği ile ilgili. orhan kemal'i okurken bu saptamamın doğru olduğuna iyice kani oldum. çağın değişim gücünün önünde durmaya, değişmezleri sıralamaya-savunmaya niyetim yok elbette ama değişimden kast edilenle,değişimin bize yansımış ve bizde görünür hale gelen biçimini de savunacak değilim. yeni
KaçakOrhan Kemal · Altın Kitaplar · 1970818 okunma
Reklam