LOUİS-FERDİNAND CELİNE/ GECENİN SONUNA YOLCULUK-YKY yayınları……Çev: Yiğit BENER, 555 sayfa
Ferdinand Bardamu’nun tüm yaşamında bir kez derinden duygulandığını, gerçekten acı çektiğini okudum. O da Amerika’da ve Ford fabrikalarında işçiyken onu daha önce hiç karşılaşmadığı bir biçimde pazarlıksız, içten, büyük bir şefkat ve iyilikle seven Molly ( hayat kadını sevgilisi) yle yaşadığı ilişki zamanında olmuştur. Bardamu ne Fransa’da tıp öğrencisiyken ne savaşın içindeyken ne Ford fabrikasında işçiyken ne Afrika’da geçim derdinde sürünürken ne de daha sonra Fransa’da yoksul mahallelerde hekimken asla bu denli hayatı ciddiye alıp acı çekmemişti.
Ferdinan Bardamu’nun hayatı boyunca sevdiği bir insan olmuşsa o da Molly’dir diyebiliriz. Oysa kendisine aslında hiçbir kötülüğü olmayan başka bir sevgilisi Lola için hiç de iyi şeyler düşünmez. Genel olarak herkes kötüdür. Savaşta askerler, Afrika’da yerliler, işçiler, Amerika’da Molly dışında herkes, Fransa’da hastaları, müşterileri, yoksul mahallelerde yaşayanlar kısacası herkes kötüdür. Bu kötülükten Ferdinand da azade değildir. O da kötüdür. Ama bir farkla o, aynı zamanda anlatan ve gösterendir. İyilik-kötülük ölçüsünü eline geçirmiştir. İçindeki kötülüğün hesaplanamaz boyutunu kapatmanın bir yolu da dışındaki tüm yaşamı kötü ve değersiz göstermektir.
"Kanla ve özdeyişlerle yazan, okunmak değil, ezberlenmek ister." Dr. Louis-Ferdinand Destouches ya da Céline (1894-1961), Gecenin Sonuna Yolculuk'u 1932'de yazdı. 1. Dünya Savaşı'nın ardından, ikincisine çeyrek kala.
Kan kokuyor. Kan, yoksunluk, hastalık, ölüm, sıcak, tuvalet, yara, et, yine de kahkaha...
Biz, tam yetmiş yıl sonra, yeniden indiriyoruz Yolculuk'u kızağından. Adını hiçbir şeyle birlikte anmadan, karşılaştırmalar yapmadan. Bir biçem, bir dil, gecenin sonunda