Eminim ki, Türkiye'ye ait diğer seyahatnamelere bakıp da buradaki evlerin gayet acınacak bir şekilde inşa edildiğini zannedersiniz. Ben bu evlerden pek çoğunu gördüğüm için bilgince söyleyebilirim ki, yanılırsınız. Şimdi padişahın bir sarayında oturuyoruz. Mimari tarzı gayet zarif ve çok uygun memlekete. Evlerin dışını süslemek adet değil. Hemen hepsi tahta. Bunun çok mahzurlu olduğunu söyleyebilirim. Fakat bu yüzden milletin zevkine kabahat bulamam. Bunun tek sebebi hükümetin teşkilat tarzıdır. Sahihi ölünce her ev padişaha intikal ediyor.
Fuad Paşa devrin kaçınılmaz önceliğini şu şekilde ifade ediyordu: "Islam, yüzyıllardır kendi muhitinde mükemmel bir terakki vasıtası oldu. Bugün ise geri kalmis bir saate benziyor, bu saati kurmak gerek."
Ona göre "millet ve memleket, devlet için yaratılmış olmayıp, belki de tersine... alemin hükümdarları tebaalarını korumak ve memleketlerini imar etmek üzere Allah'ın lütfuna nail olmuşlardır.'