Yaşarken kiliseden, camiden kaçanlar, öldüklerinde öteki dünyaya giriş işlemlerinin tamamlanması için, itaatle din adamlarının önüne uzanıp beklerlerdi. Din adamları ise, sağlamken ibadethanelerde görünmeyenlerin, yok olduklarında ibadethanelerde mecburen var olmalarına bakıp, kendilerince derin ibadetler çıkarırlardı.
Aşk nedir biliyor musunuz çocuklar? Aşk, gençken heyecan duymaktır, orta yaşta sürekli onunla birlikte olmayı istemektir, yaşlılıkta ise hatalarını, bağırıp çağırmalarını hoş görmektir.
Duyduk ki Michelangelo usta, "Ben heykel yapmıyorum, heykel taşın içinde; ben fazlalıkları atıyorum, heykel ortaya çıkıyor" dermiş. İnsanlarda böyledir. İnsalığın üzerindeki fazlalıkları yani önyargıları, geçmişin yükünü ve kaygıları atarsanız kavga etmeyen güzel insanlar çıkar ortaya.