Yaşamın o sıkı dokusunu değiştirerek gelişmek çok zordur; her değişikliğin ölümcül olması olasıdır. Fakat her temel değişiklik, eski sistemlerin tepesine yenilerinin oturtulmasıyla başarılabilir. Bu, on dokuzuncu yüzyıl Alman anatomisti Ernst Haeckel tarafından ileri sürülen ve o zamanki çeşitli bilim çevrelerince kabul ya da reddedilen <yeniden tekrar» doktrinini hatırlatmaktadır. Haeckel'e göre, embriyon içinde gelişmekte olan bir hayvan, atalarının gelişimlerini sürerken izledikleri sırayı tekrarlama ya da yeniden oraya dönme eğilimini taşır. Gerçekten bizler, rahimde insana benzer bir şekil alıncaya kadar, baliklar, sürüngenler ve primat olmayan memelilerinkine çok benzeyen gelişme dönemleri geçiririz. Balık döneminde, göbek bağıyla beslenen embriyo için tümüyle yararsız olmasına karşın, solungaç yarıkları yine de vardır, çünkü insan embriyolojisi için bu bir zorunluluktur; atalarımız için solungaçların hayati önemi olduğundan, bizler insan olurken bir solungaç döneminin içinden geçiyoruz. Bir insan cenininin beyni içten dışa doğru gelişir ve kaba bir anlatımla şu sırayı izler: Sinirsel şase, R-kompleks, organsal sistem ve neokorteks
Yeniden tekrarın nedeni şöylece anlaşılabilir: Doğal seçim bireyler üzerinde çalışır, yoksa türler, hele hele yumurtalar ya da ceninler üzerinde değil. Memelilerin ceninlerinde solungaç yarıkları bulunması gibi bazı özellikler görülebilir, bunlar doğum sonrasında tümüyle yanlış adaptasyon örneğidir; fakat cenin için bir sorun olmadıkça ve doğumdan önce kayboldukları sürece muhafaza edilebilirler. Bizdeki solungaç yarıkları eski balıkların değil, eski balık embriyolarının kalıntısıdır.