.....daha genç olan kendini daha evvel topladı. Onda arzular var, onda yaşanacak
seneler daha çok ve istikbalin vaatleri daha zengin. O daha kuvvetli, hattâ
karşısındaki ihtiyarın bu küçük vicdan azabından nasıl istifade edebileceğini
düşünecek kadar hain tasavvurlar beslemeye cür'et ediyordu. Bunun için, babasına
karşı gücenmiş ve kederli görünmeye karar verdi. Bu taze ihtiras, gayesine
doğru, dişi bir canavar çevikliğiyle atlarken ezeceği ihtiyar kalbe tamamıyla
kayıtsızdı.
Montaigne, kötü davranışlardan, istemediğiniz için kaçının, diyor: beceremediğiniz için değil. Beni ne güzel açıklıyor. Ben de diyorum ki: Sayın Montaigne ve sizin gibiler! Canınız cehenneme! Sizin haklı olmanız bana hiçbir şey kazandırmıyor. (s612)
elektriği açık bırakmışsınız pencereyi kapatmışsınız radyoyu kapatın başım ağrıyor roman okuyup gözlerinizi yormayın boşuna elektrik yanıyor okuduklarınızın hepsi yalan senin bana isyan etmene bu kitaplar sebep oluyor bu yüzden karşıma geçip bacak bacak üstüne atarak sigara içiyorsun yemeğin suyu bitmiş altını kısın ayakkabılarının burnunu eskitmişsin taşlara çarpma sen başka bir söz bilmez misin tuzluğu fransızca istemekten başka kültürün yok kapayın pencereyi üşüyorum açın pencereyi yanıyorum tek heyecanım ölüm ondan korkuyorum çok yaşamak için iki nefes alıyorum bir nefes veriyorum gazetelerin bütün tavsiyelerini tutuyorum bak yaşlandım küçüldüm nereyse gökyüzüne uçacağım aç bakalım şu radyoyu belki sevdiğin bir şey çalıyordur...
Başkalarına söyleyebilecek bir sözüm olabilmesi için önce kendime söz geçirmem gerektiğine inanıyorum. Bana bugün, ne yapmalı? diye soracak olurlarsa, ancak, önce kendini düzeltmelisin diyebilirim. Bir temel ilkeden yola çıkmak gerekirse, bu temel ilke ancak şu olabilir: kendini çözemeyen kişi, kendi dışında hiçbir sorunu çözemez.