Ekim

Puan vermedi·256 syf.··
2025 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2025 08:23
Cocuklar icin cok uzuluyorum. Yalniz, caresiz, bilgisiz, ve gucsuzler. Kendi çocukluğuma da cok uzuluyorum. Yana ve harriet’in cocuklugunda kendimi buluyorum. Caresiz bir sekilde anne babalarinin yaptigi secimlerin, karmasik hayatlarinin ceremesini cekmek zorunda kaliyorlar. Dunyanin duzenine anlam veremiyorlar, zorluklarla basa cikmayi bilmiyorlar -daha kendi duygularini bile taniyamiyolar ki. En kotusu de harriet ve yana’nin cocuklugunun birbirine benzemesi. Toz pembe bir dunyada yasasaydik, Harriet buyur, kendi anne babasinin hatalarindan ders cikarir, cocugunu tramvalardan arinmis bir sekilde yetistirirdi. Ama gercek hayatta bu cogu zaman mumkun olmuyor. Yazar, travmalarin jenerasyonlar boyu aktarimini cok iyi islemis. Bu kitap beni bu konuda cok buyuk umutsuzluga soktu: hicbirimiz travmalarimizdan arinamayacak miyiz? Ebeveyn-cocuk arasindaki guc dengesizligini hangi birimiz iyi yonetebilecegiz? Saglikli ve mutlu bir ailenin garantisini kim verebilir?
Malma İstasyonuAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20245,2bin okunma
Puan vermedi·303 syf.··
2025 2. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2025 07:38
Bu aralar biraz daha guncel konulari ele alan kitaplari okumayi seviyorum o yuzden bunu da cok begendim. Bence gunumuz kurumsal endustrilerinin arka planda nasil isledigini cok guzel anlatmis. Muzik, dizi, film, kitap, ve daha bircok endustrinin tekellesmesine, yani sadece belirli isimleri yuceltmesine deginiliyor kitapta. Ayni okuldan mezun olan iki yazardan birisi unluyken digeri zar zor gecimini sagliyor. Kapitalizmin getiridigi rekabet yazarlari bile reklamcilik yapmaya itiyor. Yayinevleri kaliteli eserlere degil, neyin satip satmayacagina, neyi nasil pazarlayacagina odaklanmis durumda. Mesela amazon gibi bir ticaret şirketinin okuyuculari somurmek icin goodreads’i kullanmasi hepimizin asina oldugu bir ornek. Belki de ben son zamanlarda surveillance capitalism konusuna cok kafa yordugum icin bu kitabi cogunlukla bu bakis acisiyla okumus olabilirim, ama bu yine de kitabin kapitalist ve tekellestirilen endustrilerden bahsettigi gercegini degistirmez. Kurgusu da hosuma gitti, genel olarak sevdim.
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513bin okunma
1/10
·%51 (188/368 syf.)·
Bu kitabı erkek arkadaşımla olan ilişkimi daha iyi anlamak ve etrafımdaki çoğu kişinin “kadın ile erkek bir olamaz” savının doğru olup olmadığını öğrenmek için okumaya başladım. Okurken bu kitabın ne kadar da eşitlikçi olmayan bir bakış açısıyla yazıldığını, ve tam da yukarda bahsettiğim zihniyete hizmet eden bir kitap olduğunu anladım ve yarım bıraktım. Mesela kitapta diyor ki, bir ilişkide erkekler bazen bunalabilir ve partnerinden uzaklaşabilir. Böyle durumlarda kadınların eşlerine ona geri dönmeleri ve “kafa dinlemeleri” için müsade etmesi gerektiğini söylüyo. Uzun bir ilişkide herkes sıkılabilir, ama bu partnerinize soğuk yapmanız veya ondan uzaklaşmanız gerektiği anlamına gelmez. Ayrıca sıkılmak sadece erkeklere has bir özellik de değil. Erkeklerin problemlerini dertleşmek yerine içine kapanarak çözmesini de toplum baskısı değil de “yapısı gereği” öyle olduğunu söylemesi, normal karşılamasından bahsetmiyorum bile. Cinsiyetçi bir bakış açısıyla yazıldığını düşünüyorum, beğenmedim.
Men Are from Mars, Women Are from VenusJohn Gray · 199233 okunma
Puan vermedi·520 syf.··
2024 22. kitabı
·
Bu kitaba 1.5 yıl önce başlamıştım ama aşırı yavaş ilerlediği için sürekli ara verip devam ediyordum. En son aylar önce 200 sayfam kalmışken bırakmış ve yakın zamanda devam etmeyi düşünmüyordum. Ama bugün bir kitapçıda Şeylerin Masumiyeti’ne denk geldim. Bu resimli kitap, Masumiyet Müzesinde sergilenen objeleri detaylı bir şekilde inceliyor. Uzun süre sonra bu kitaba rastlamak çok hoşuma gitti ve nedense buna ihtiyacım varmış gibi hisettim. O kitabı satın aldım ama önce Masumiyet Müzesini bitirmem gerektiğini düşündüm ve eve gittiğim gibi son 200 sayfayı da okudum. Düşüncelerimi toparlamakta zorlanıyorum çünkü beni en çok etkileyen kitap oldu. Konusundan bahsetmem gerekirse kısaca şöyle anlatayım; ana karakterimiz nişanlı olmasına rağmen genç bir kızla, Füsun’la ilişki yaşamaya başlıyor ve aşık oluyor. Sonrasında hem Füsun’dan hem de nişanlısından ayrılıyor. Füsun’dan uzun yıllar boyu ayrı kalıyor ve bu sürede izmaritinden tut takılarına kadar birçok eşyasını saklıyor. En sonunda da bu eşyalarla Masumiyet Müzesi’ni yapıyor. Ayrılık ve uzak kalmayı çok düşündüğüm bu günlerde bu kitaba tekrar denk gelince çok garip hisettim, ağladım. Bu sıralar bu kitaba ihtiyacım vardı ve tam zamanında beni tekrar buldu. Daha çok kitabı değil üzerimde bıraktığım etkiyi anlatmış oldum ama bu değerlendirme de böyle olsun. Bu kitabın üstüne de Sezen Aksu’nun çok sevdiğim Bir Zamanlar Deli Gönlüm şarkısının çok iyi gittiğini düşünüyorum, tavsiye ederim.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,2bin okunma
Puan vermedi·222 syf.··
2024 4. kitabı
Bu kitap hakkında eskiden yazdığım yazıyı paylaşacağım. Spoiler içerir Aslında Yusuf’un tek istediği özgürlüktür. Ama kendisinden başka herkesin onun hayatında söz hakkı vardır. Yusuf ve Muazzez’in kötüler arasında direnişini okuyoruz bu kitapta. Para ve makam sahiplerinin dünyayı kontrol ettiğini, insanları parmaklarında oynattıklarını bir kez daha görüyoruz. İki kez kaçmaya çalıştı Yusuf ve Muazzez, özgürlüklerine doğru koşmaya çalıştılar ama olmadı, başaramadılar. Muazzez’in aksine Yusuf kaçmayı başardı ama tam anlamıyla özgür olabilirmiş midir orasını bilemeyiz. Aslında bence Muazzez çok önemli bir şeyi temsil eder: Yusuf’un korumaya çalıştığı masumiyetini. Bu yolda çok direnir ama -istemeyerek de olsa- Muazzez’i vurduğunda masumiyetini kaybeder. Belki de özgürlüğünü kazanması için sahip olduğu tek değerli varlığı kaybetmesi gerekiyodu.
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,2bin okunma