Dünyanın yoksullardan beklediğini onlar fazlasıyla yerine getiriyordu; baba küçük banka memurlarına kahvaltılarını getiriyordu, anne başkalarına çamaşır dikeceğim diye kendini tüketiyordu, kız kardeş ise müşterilerin arzularına göre tezgahın arkasında koşturup duruyordu, ama ailenin gücü bundan daha fazlasına da yetmiyordu artık. Annesiyle kız kardeşi, babasını yatağına götürdükten sonra geri döndüklerinde, ellerindeki işleri kenara koyup birbirlerine sokulduklarında, hattâ yanak yanağa geldiklerinde; annesi şimdi Gregor’un odasını gösterip “Şu kapıyı kapa Grete,” dediğinde ve yan odada kadınların gözyaşları birbirlerininkine karışırken, hattâ gözyaşları kurumuş halde gözlerini masaya diktikleri sırada Gregor
tekrar karanlıkta kaldığında, sırtındaki yara adeta yeni açılmışçasma acı vermeye başlıyordu.