Bazı kitaplar bilgi verir, bazıları düşünmeye zorlar. Beyinsizsiniz ise okuru zihinsel konfor alanından çıkarmayı hedefleyen bir meydan okuma. İsmail Hakkı Aydın, beyni yalnızca biyolojik bir organ olarak değil; kimliğin, inancın, toplumsal yapının ve medeniyet tasavvurunun merkezi olarak ele alıyor.
Kitabın ilk bölümlerinde nörobilimsel bir çerçeve çiziliyor: beynin çalışma mekanizması, nöronlar, konnektom, sağ–sol beyin etkileşimi… Ancak yazar burada durmuyor. Beyni anlamayı; insanı, toplumu ve hatta tarihi anlamanın anahtarı olarak konumlandırıyor. Bu noktada kitap bilimsel anlatımdan ideolojik ve kültürel tartışmalara doğru genişliyor.
İkinci ve üçüncü bölümlerde “zihin kontrolü”, nöromarketing, bilinç manipülasyonu gibi konular üzerinden modern dünyanın görünmeyen güç ilişkileri tartışılıyor. Yazarın dili yer yer sert, hatta provokatif. Başlıkların iddialı oluşu (“Düşmanın silahıyla silahlanın!”, “Üç düşman: tembellik, tevekkül, istibdat”) bilinçli bir tercih. Okuyucuyu sarsmak istiyor. Fakat burada eleştirel bir okuma yapmak şart: Metin kimi yerlerde akademik referanstan ziyade retorik güce yaslanıyor. Bu, kitabı daha akıcı kılıyor ama bilimsel titizlik arayan okur için soru işaretleri de bırakabiliyor.
Eserin dikkat çeken yönlerinden biri bilim–din ilişkisini çatışma değil etkileşim üzerinden ele alması. Yazar, İslam dünyasının bilim tarihindeki rolünü vurgularken günümüzdeki gerilemeyi zihinsel atalete bağlıyor. “Beyinsizlik” kavramını hakaret olarak değil, potansiyelini kullanmayan zihinlerin metaforu olarak kullanıyor. Burada asıl soru şu: Sorun gerçekten bilişsel mi, yoksa yapısal mı? Kitap bu ayrımı zaman zaman netleştirmeden ilerliyor.
Eğitim ve üniversite sistemine dair bölümler ise güncel ve çarpıcı. Liyakat, üretim, merak ve azim vurgusu güçlü.
Beyin Sizsinizİsmail Hakkı Aydın · Girdap Yayınevi · 2020402 okunma
Hayretler içinde okuyorum...Günümüzde söylediklerini uygulamak o kadar zorlaştı ki elimizi attığımız kimyasal ...Ama bir yerden başlamak lazım diye düşünüyorum.En azından aza indirebiliriz.Okurken bir umutlanıp bir ümitsizliğe kapıldım ama hep umuttan yanayız...
Son SözAidin Salih · Yitik Şifa Yayınları · 2018649 okunma
Hazmetmesi zor bir kitap oluyor. Beslenme dediğimiz şey sadece vücudu ilgilendirmiyor aslında, ruhu ve beyni helal beslemeye çalışmak ve helal yaşamak gerçekten zor.
Son SözAidin Salih · Yitik Şifa Yayınları · 2018649 okunma
× Tarihi kurgu, Dram, Mektup
İkinci dünya savaşı sırasında Nazi işgali altında olan Guernsey'de "mecburen" bir dernek kuruluyor; Edebiyat ve Patates Turtası Derneği. Daha önce kitap okuma alışkanlığı olmayan adalılar, her hafta kendi evlerinde kitap okuma etkinlikleri düzenliyorlar.
İşgal bittikten bir süre sonra bu derneğin üyelerinden biri olan Dawsey, sevdiği bir yazarın kitabını okurken, iç kapağında yazılı isim ve adres olduğunu görüyor. Adada hiç kitapçı kalmadığı için, yazarın diğer eserlerini satın almasına yardım etmesi umuduyla bu adrese bir mektup göndermeye karar veriyor; Juliet Ashton'a.
Dawsey sayesinde öğrendiği derneğin ismi ve hikayesi Juliet'in ilgisini çekince, onlar hakkında bir kitap yazmaya karar veriyor ve derneğin diğer üyeleri ile mektuplaşmaya başlıyor...
Savaşın ve kitapların insanlar üzerindeki etkilerini konu alan kitap, sadece karakterlerin birbirlerine gönderdikleri mektuplardan oluşuyor.(yine bağımlısı olduğum bir tür) Çoğunlukla juliet'in yazdığı ve aldığı mektuplar olduğu için pek kargaşa yok. Başka bir anlatım tarzı ya da dipnotlar bulunmuyor, buna rağmen olay örgüsü kopuk değil ve kronolojik olarak ilerliyor.
Bir süre sonra sıradaki mektupta ne yazdığını, ne zaman ne cevap geleceğini merak ediyorsunuz, akıp gidiyor resmen. Her karakterin kendine has yazı üslubu var, hatta bu üslup yazdığı kişinin kim olduğuna göre değişiyor- bu da hikayeyi daha gerçekçi yapmış. Çoğu zaman gerçek kişilerin mektuplarının derlemesini okuyor -ve hatta onları tanıyor- gibi hissettim.
× Bu arada benim okuduğum baskıda hiç bahsedilmemiş ama kitabın yazım aşamasının ilginç bulduğum bir hikayesi var:
Mary Ann Amerikalı bir yazar ve en büyük hayali "Birinin yayınlayacak kadar yeterli bulacağı bir kitap yazmak"
1980 yılında Guernsey'e gidiyor(daha