Ehmedê Xanî Ustaca yazılmış ve beni etkileyen bir kitap oldu. Bir efsane bu kadar mı güzel anlatılır? Mem û Zîn; Ahmedê Xâne’nin yazdığı ilk Kürt mesnevisidir. Kitabın girişin de Ahmedê Xâne'nin eseri yazma sebebi bulunuyor ve en az efsane kadar etkileyiciydi. Ahmedê Xâne diyor ki ; “Ben bu kitabı diğer Kürt aydınları gibi Farsça ya da Arapça yazmıyorum. Kendi dilimle yani Kürtçe yazıyorum ki daha sonra çıkıp da sizin diliniz yok, sizin edebiyatınız yok demesinler. Ahmedê Xanê, 17. yy sonlarında yazdığı Mem û Zîn'i neden Kürtçe yazdığını şu dizelerde açıklar: Xanî ji kemalê bêkemalî Meydanê kemalê dît xalî Ye'ni ne ji qabil û feqîrî Belkî bi te'essub û eşîrî Hasil ji înad eger ji bêdad Ev bid'et kir xilafê mu'tad... Yani der ki; Xanê kemalsizliğin kemale ermesinden dolayı Kemal meydanını boş buldu. Yani, kabiliyetinden ve ehliyetinden değil, Sadece hamiyet ve aşiret tutkundan, Kısaca, inattan ya da çaresizlikten, Mutada aykırı olarak bu bit'adı işledi... Kitabın konusuna gelecek olursak; ızdırap ve imkansızlığa sürüklenmiş bir aşk hikayesi... Okumanızı tavsiye eder ve keyifli okumalar dilerim...
İnsan memleketini niye sever? Başka çaresi yoktur da ondan… Ama biz biliriz ki bir yerde mutlu mesut olmanın ilk şartı orayı sevmektir. Burayı seversen, burası Dünya’nın en güzel yeridir. Ama Dünya’nın en güzel yerini sevmezsen, orası Dünya’nın en güzel yeri değildir…👏🏻👏🏻
Yılmaz Erdoğan