Elif H.

Eskiler, "Gözünüz kirlenmesin, kulağınız kirlenmesin" derlerdi. Niye, "Kalbiniz kirlenir" derlerdi. O dünyada biz bunu çok anlayamazdık. Şimdi daha iyi anlıyorum; göz güzele bakacak.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Her imkân bir imtihandır ve her an başka bir şeylere gebedir, başka bir şeyler doğurur. Onu yüksek âlemlere kanat çırpmakta mı, süfli olanla meşgul olmakta mı kullanıyoruz? Tasavvuf ehli, "vaktin evladı" olmaktan bahseder. Ânın evladı olmak, yolun evladı olmak, sürecin evladı olmak, kendini tekâmül ettiren sürece tabi olmak, ânı doğurgan kılıyor. Her an çiçek gibi filizleniyor.
Hayatın içinde ne kadar koşarsak, ne kadar hızlı gidersek o kadar rızık edineceğimiz, o kadar mal, mülk biriktireceğimiz yanılsamasına sahibiz ama siz diyorsunuz ya, "Rızık takdir edilen kadardır." Yine de bilinçaltında bir şey, bir dürtü insanı zorluyor, kamçılıyor, sanki ne kadar ileri giderse o kadar altın toplayacakmış hissine kapılmasına yol açıyor.
"Nefsin hastalığı, ne zaman nefsin ilacı olur?" diye sordu. "Nefis, hevâsına (arzularına) karşı koyduğu zaman onun hastalığı kendi devâsı olur." dedim.
KELİME-İ TEVHÎD HATMİNİN FAYDASI
Ebû Yezid el-Kurtubî rahimehullâh anlattı: Bazı âlimlerden: "Kim yetmiş bin kere 'Lâ ilahe illallah' diye [bir kelime-i tevhîd hatmi] okursa, ona cehennemden kurtuluş fidyesi olur." diye işitmiştim.