Elife Nur Küpeli

Elife Nur Küpeli
@Elf_kpl
Lisans
17 okur puanı
Mayıs 2023 tarihinde katıldı
Tolstoy diyor ki: "Gerçekten çok çabaladığım bir şeyin olmayışının yorgunluğunu yaşıyorum…" tam olarak öyle işte. 📖 Büyük Rus yazarı Lev Nikolayeviç Tolstoy (Leo Tolstoy), 9 Eylül 1828'de Moskova'nın güneyindeki Tula vilayetinin Yasnaya Polyana kasabasında doğdu. 20 Kasım 1910'da Astapovo'da yaşama gözlerini yumdu. 🔻 Eserlerinin konuları ise 📜 Sınıflar arası adaletsizlikten Rus Ortodoks Kilisesi'ne karşı girilen mücadeleye, kentin yapaylığı ve kaosundan köyün doğallığı ve düzenine, aile ilişkilerinden ceza sistemlerine, hiyerarşik düzenin yaratıcısı ve mağduru olan insana kadar her şey Tolstoy'un ana başlıkları arasındadır.
Alıntı
Reklam
Herkes kendi düşüncelerini aynı şeklide görmez; kendince görür.
Alıntı
İnsan anladığı ve anlaşıldığı insanlarla çiçek açar.
Alıntı
“Biraz yorgunum, kavgaları birikiyor insanın. Her uzuvundan ayrı ayrı taşıyor acısı zamanla. Yaşımdan yorgun, yaşımdan telaşlıyım bugünlerde.” Erdem Bayazıt Erdem Bayazıt
Şiir
SULTAN AHMED VE MEHMED EMİN TOKADİ
Hatat Mehmed Râsim Efendi anlatır; "Cennetmekân Üçüncü Ahmed Hânın vefâtın dan sonra, şöyle bir rüyâ gördüm. Geniş bir sahrada orduyu hümâyûn kurulmuştu. Bir tepe üzerinde de sultanlara mahsûs bir çadır, çadırın etrafında ise büyük bir kalabalık vardı. Kalabalıktan bir kişiye yaklaşıp; "Bu ordunun kumandanı kimdir?" diye sordum. O da; "Âhir zaman Peygamberi Muhammed aleyhisselâmdır." dedi. Cehennem'e götürülecek bâzı kimseler bu büyük çadıra götürülüyor, buradan şefâat edilirse Cehennem'den kurtuluyordu. Yine birisine; "Peygamber efendimiz nerede bulunuyor?" diye sorduğumda; "Tepedeki büyük çadırda" dedi. Hemen çadırın yanına koştum. Çadırın kapısına vardığımda, Mehmed Emîn Tokâdî hazretlerini çadırın kapısında gördüm. Şefâat istiyenleri çadırın içine götürüp, getiriyor du. Çok şaşırdım. Biz bu zâtı anlayamamışız diye çok üzüldüm. O anda elleri bağlı birini çadırın kapısına doğru getirdiklerini gördüm. "Bu kimdir?" diye sorduğumda, Sultan Ahmed'dir dediler. Sonra çadıra yaklaşıp, Mehmed Emîn Tokâdî hazretlerine teslim ettiler. O da önüne düşüp çadırın içine girdiler. İçeride Peygamber efendimiz kendisine iltifât buyurdu. Çadırdan çıktıklarında Mehmed Emîn Tokâdî hazretleri; "Şefâat buyurulup affolundun, müjde olsun!" diye bağırdı. Dışarda sultanlara mahsus süslü bir at duruyordu. Mehmed Emîn Tokâdî hazret leri, sultânı tâzim ve hürmetle çadırdan çıkarıp, bekleyen süslü ata bindirdi. Etraftakilerin tebrikleri arasında, süratle oradan uzaklaştı.Bu rüyâyı gördükten sonra ertesi gün talebelere hat dersi veriyordum. Mehmed Emîn Efendi bâzı günler teşrif ederdi. O gün de dershânemizi teşrif etti. Hemen karşılayıp elini öptüm. Bu sırada bana; "Hoca Efendi, akşamki seyrâna ne dersin?" buyurdu. O gece gördüğüm rüyâyı hatırlayıp ağlayarak ellerine kapandım. Mehmed Emîn Efendi de
Tarih
Reklam