Şu anda muhtemelen Biarritz sahillerinde sıradan bir hayat sürüp bayağı hayaller kuran M.de Laleande , Mme de Brevyes’in ruhunda her şeyi hakimiyetine alacak, kendi dışındaki her şeyi yok edecek kadar yoğun, mucizevi bir hayatı daha olduğunu bilse çok şaşırır kuşkusuz..
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
M.de Laleande’ı güzelliği ya da zekası yüzünden sevseydi ondan daha zeki, esprili ya da daha yakışıklı bir genç erkek onu oyalayabilirdi. Ona iyi yürekli ya da kendisine âşık olduğu için bağlanmış olsa bir başkası daha büyük bir sadakatle sevmeye çalışabilirdi onu. Ama M.de Laleande ne yakışıklı ne zeki. Şefkatli mi ,katı mı, ihmalkar mı vefalı mı olduğunu Mme de Brevyes’e kanıtlama fırsatı olmadı. Dolayısıyla Mme de Brevyes’in sevdiği , başkalarında yüksek düzeyde bulunabilecek meziyetler ve cazibeler değil, bizzat M.de Laleande; kusurlarına, vasatlığına rağmen sevdiği bizzat o; dolayısıyla da onu her şeye rağmen sevmeye mahkûm.
Toplumsal sorunlar sınırları aşıyor. İnsan türünün tüm dünyayı kaplayan o geniş yaraları dünya haritasındaki mavi ya da kırmızı çizgilerde durmuyor. Erkeğin cahil ve umutsuz olduğu, kadının ekmek için bedenini sattığı , çocuğun kendini eğitecek bir kitabın, kendisini ısıtacak bir ailenin yokluğunda acı çektiği her yerde Sefiller kitabı kapıyı çalıp şöyle diyor: Sizin için geldim, sayfaları çevirin.