Gittiğinden beri yedi milyon kırk sekiz bin sekiz yüze kadar saydım. Bu kadar zamanda saklanabilmiş olmalısın. Her tarafı arıyorum. Bulamıyorum, ümidimi kaybediyorum. Saklambaç oynamak çok uzun sürüyor. Tamam, hadi, kazandın, çık artık saklandığın yerden. Artık oynamak istemiyorum. Çık neredeysen, kazandın. Çık ne olur, kaybettim, her şeyi kaybettim.
Babam bir keresinde bana, gerçeğe duyulan saygının ahlakın temellerinden biri olduğunu söylemişti. “Hiçlikten bir şey doğamaz” demişti. “Gerçeğin” ne kadar değişken olduğunu bilen biri için oldukça derin bir fikir bu.