Elفida

Elفida
@Elfidason
يَا رَبِّي أَنْتَ تَكْفِينِي
Yusuf bir çöl güzeli. Yusuf, gökte bir ay par- çası. Yusuf, az sonra gökleri yerlere düşürecek. Rüya Yusufa ayan, Yusuf rüyalara beyan. Dünya vardı. Âlemler vardı. Yusufun halle- rinden gizli sırlar, mucizeler yayıldı, önce yıldızlar geldi. Secde etti Yusufa. Yusuf ürperdi. Sonra ay geldi. Yusufun karşısında durdu, secdeye kapan- dı. Yusuf titredi. Güneş geldi dönerek, raks ede- rek. O da secdeye vardı Yusufun önünde, önce irkildi sonra üşüdüğünü hissetti Yusuf. Yatağın- da bir sağa bir sola döndü. İnce bir çığlık attı: “Baba! Babacığım!”
Hz. Yusuf ve Züleyha
Reklam
Veren de O alan da O, nedir senden gidecek? Telaşını gören de, can senin zannedecek. Necip Fazıl Kısakürek
Leyi! Yani gece. Veylî Yani yazıklar olsun! Gecede aşkm hecesini sayıklayanlara selam olsun. Gecenin konuklarını uykusunun koynunda barındıran, kardeşlerine Yusufu düşman gösteren şeytana yazıklar olsun. Çöldü... Geceydi... Rüyaydı... Duaydı! Çöl emre amadeydi. Zaman ise deli divane. Gündüz emaneti geceye devretti. Gece kapılarını bir rüyaya araladı. On bir yıldızın işi zordu. Zordu güneşin yere kapanması. Ay tam ortasından ikiye yarılmanın sancısındaydı. Gecedir. İpliğin göğe doğru sarkıtıldığında siyah mı beyaz mı olduğu kestirilemeyen bir gece... Batan güneşe, sönen ateşe, gelmeyen habere, kabul görmeyen duaya, çözülmeyen kördüğüme, sır tutan sağırlığa... Geceye düştü hüsn-ü zan!
ruhundaki anlamını huşu içinde zikreden gönlü Züleyha’nın yaşlanmış, çaresiz kalmış bakışları­na yüklüyordu merhametli rengini. Ve Yusufun kuyuda unuttuğu bir cümle yankılanıyordu kâinatın en bakir köşesinden: “Allah’ım hata işleyenleri affet.” Tutkular gönlümüzü deli gömleği gibi sardı. Ey Yusuf bir gömlek de bize gönder! Açılsın gönlümüz. Ey gömleği Miraç’ta biçilen Nebi! Nefis gömle­ğini yırtıp paramparça edip düştük yola, aşk gömleğinin gelişini beklemekteyiz. Sen iftiraya uğradın ki kurulsun zindan. Sen zincire vuruldun ki kırılsın zanlar. Evvelen terler akıl, ahiren kalp ıslanır melekûtun buram buram rahmet sağdığı hârika-i sevdânın maşukuyla. Biz ki merbub olmuşuz aklımızın pazarında ki kendi ipini sunmuş bir gülün nefesine Züleyha. Estağfirullah olsun ki, biz ne kuyuya nur düşüren gece kadar afifâne gözleri hazan, nede Yusufun gömleğindeki ip kadarız. Nede beşeri aşktan İlâhi aşka kanat vuran, Nil’e ahyanen çalım salan Züleyha’nın şezresi kadarız.
"İNSAN OLMANIN AYETİ"
Zindanın karanlığına yüreğinin inanç rahlesini koydu ve okudu insan Olmanın ayetini sessizliğin gözlerine.
Sayfa 14 - PDF·Kitabı okudu