Bazen de gece rüyalarında görürsün hikâyelerin
devamını ya da anlatıcının anlattıklarını. Uzun bir rüyadan
uyanır vaktin çok geç olduğunu düşünürsün oysa çölde henüz
öğlen dahi olmamıştır. Sonra kavurucu bir güneşe teslim edersin
umutlarını. Her hikâye biraz da umut demek, kendini dinlemek,
kendinle konuşmaktır. Hikâyeci sözlerini bir bir fısıldarken
kulağına, sen zamanı, mekânı aşar olmak istediğin yerde, olmak
istediğin kişi olursun. Hikâyeci susar ama sen içinde kendinle
konuşmaya devam edersin. Sonsuzluk ile yarışan gökyüzüne
bakıp yıldızları seyredersin, tatlı bir yorgunluk bedeninden
gözlerine yol alır. Gözler ki gönül âleminin semasıdır; sevinçleri,
umutları bir insanın gözle- rine baktığında yıldız yıldız parıldar,
gönlün seması gözler ile arzın semasını seyrederken gökyüzü
küçülür ve ansızın şimal yıldızı sana göz kırpar; derin bir huzura
dalarsın uykudan öte.