Hayat, bazen bir yabancının gülüşünde tanıdık bir sızı, bazen en yakınının sessizliğinde koca bir ihanet gizler.
Arkadaşlık dediğin, sır paylaşmak değil; sırrın yükünü taşıyacak bir omuz bulmaktır. Ama omuz sandığın sırt dönünce anlarsın, herkes senin kadar kalmamış aslında.
Sevgi mi? Sevgi çok lüks bu çağda. Herkes birine “iyi gelmek” isterken, önce kendi yarasını saramıyor. Sonra biri gelir, dokunur, sarar gibi yapar ve eksik yerlerinden daha da kırar.
Hayat dediğin de böyle işte… Giden, kalanı büyütür. İhanet, güvenin cebinde biriktirdiği son bozukluğu çalar. Ama olsun, insan bazen en çok kendine sadık kalarak ayakta kalır.
Çünkü bazıları hayatında sadece ders, bazılarıysa dua olur.