1964'te, ölürken, Halide Edip, gelecek için, memleket için derin kaygılar duyuyormuş. Önsezi olsa gerek, 'Ateşten Gömlek'in' " Yakup Kadri Bey'e" mektubunda yazmış: "Kim bilir o uzak âtide Türk gençliğinin sırtındaki 'Ateşten Gömlek' ne kadar bizimkilerden başka olacaktır... "
Ah babam, canım babam... Ne kadar çok yaşlandı ve düşkünleşti. Biraz konuştuk. Onunla yaptığım her konuşma içimi yaralıyor. O güzel babamın yaşlı ve çaresiz haline tahammül edemiyorum. Kafamda onunla ilgili çocukluk anılarımı saklamaya çalışıyorum. Güzel , bakımlı, sağlıklı ve güçlü halleri hep bende kalsın istiyorum. Telefonu kapattıktan sonra, Nuri (B.C.) halime bakıp mırıldandı:"Bir yürek yarası daha işte sana. "