"Hamamlıkta yalnız değildim ki. Beni bekleyen biri vardı. Karanlıkta görmem sandım ama görünüverdi. Köşedeki su giderinden kıvrana büküle çıkageldi. Boyu uzun, kulağı yelken, burnu yerde... Öyle dev suret ki elleri yerlere sürtüyor, boynu tavana varıyordu da kamburca duruyordu. Daha önce görmemiştim onu. 'Benden korkmayasın sultanım!'dedi. 'Bu hamamlıkta sen doğar doğmaz nikâhın ulularımızdan biriyle kıyıldı. Beni sana bekçi kıldı yaşın büluğa erene değin.'
O gece mezar başında toplanmışgenç, yaşlı,insan, cazu, acuze, kocakarı ne kadar kadın varsa cinleri, şeytanları, alkarılarını,umacıları dâvet edip görenin aklını kaçırtır korkunç vr zikredilmesi memnu bir tılsım işlediler. Bu acayip büyüyü Behiye'nin yatağan bıçağına okuyarak mezar toprağının üzerine bıraktılar ki insanın da, cinin de kuvvet getiremeyeceği bir efsun peyda olmuştu.