Elif KAYIŞ

Elif KAYIŞ
@ElifKayish
Bir kadın, örneğin, kendisinin korkulan, istenmeyen, saldırgan ve hükmeden yanlarını kocasına yansıtır ve sonrasında da kocasından korkar ve ona saygı duyar. Diğer taraftan koca ise eşinin kendisine zorla yaptığı bu yüklemeler yüzünden artık kendisini daha saldırgan ve hükmedici hissedebilir. Daha da ötesi, kendine ait nedenlerden dolayı kişiliğinin belirli çekingen yönlerini hor görebilir, reddedebilir ve yansıtmalı özdeşim ile bunları eşine yansıtır ve böylece onu da hor görebilir. Sonuçta eşi, sadece kendine ait olan çekingen kısımlarla kalmayıp kocanınkileri de yüklenmiş olabilir. Belirli çiftler, öyle birbirine kenetlenmiş yansıtma fantazilerinin hakim olduğu sistemler içinde yaşarlar ki, her biri karşısındaki kişiyle değil sanki yansıtılan istenmeyen, bölünmüş kendi kısmıyla evli gibidir. Böyle evliliklerde çiftler pek mutlu hissetmedikleri halde bu evlilikler istikrarlıdır, çünkü eşlerden her biri kendi ihtiyaçlarının karşılanması için diğerine ihtiyaç duyar. Görünüşte geçimsizlik yoktur ama bu istikrar tablosu, eşlerden birisi yüklendiği psikolojik rolden çıkmak istediği zaman zorlanmaya başlar. Gül gibi geçinip giderken yıllar sonra herşey bir andü alt üst oluverir.
Sayfa 154
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir başka deyişle yansıtmalı özdeşimde, anne babaları tarafından bebekleri, çocukları belli bir davranışa zorlamak için kullanılan ve genellikle sağlıksız olan savunmaların aynen çocuk tarafından kullanılma çabası ve bu çabanın daha sonradan erişkin yaşamda da yinelenmesi dışında başka bir işlem yoktur. Normal ilişkilerde karşısındakini belli bir şekilde davranmaya zorlama şeklinde ortaya çıkan davranışlarda yansıtmalı özdeşim, kişinin kendi içsel parçalarını karşıdaki kişinin ruhsal sistemi içine sokması ve kendi parçasıyla ilişkisini koparamaması yüzünden de karşısındaki kişiyi parçasıymış gibi görerek onu kontrol etmeye çalışmasıdır.
Sayfa 152
Kernberg, benlik sınırı olmayan insanların da yakın olduğu kişilerle ilişkide, aynen bebeklikte olduğu gibi yansıtmalı özdeşimler kullandıklarını öne sürer. Eğer bir ilişki içinde bireysel sınırlar belli değilse, iç içe geçmiş durumdaysa, o ilişki içinde olup biten şeyler temelda yansıtmalı özdeşimin işleyişi nedeniyledir. İki insan ne kadar yakınlaşırsa yansıtmalı özdeşimin devreye girme ihtimali o kadar artar.
Sayfa 151
İnsan tüm dürtülerinin, duygularının, anılarının, iç dünyasındaki çatışmaların sürekli olarak farkında olsaydı, bunların içinde boğulur, hayatını sürdürmesi mümkün olmazdı.
Sayfa 131
Araştırmacılar, "ilkel idealleştirme" ye başvurmanın da bebeklikte, çocuklukta sıkça yaşanmış aşağılanmaya karşı bir tepki olduğunu vurguluyor. Bu mekanizmaya başvuranların "içleri öylesine hayal kırıklığı ve öfke ile doludur ki, kendi duyguları dünyadaki sevgiyi ve güzelliği yıkmasın diye idealleştirme yoluna giderler" diyorlar.
Sayfa 128